Yasemin Kiriş: “Genç kızlardan çok mesaj geldi, vesilen ile Kuran okuduk”

Adnan Oktar duruşması Silivri Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’ndeki salonda devam ediyor. Ev hapsiyle tahliye olan güzel kediciklerinden Yasemin Ayşe Kiriş, mahkeme heyeti karşısında savunmasını bu sözlerle yaptı:

Ben İmam Hatip ve İlahiyat mezunuyum. Yatılı Kuran kurslarına da gittim. Arapça biliyorum ve donanımlıyım. Kuran’ı Arapça olarak okuyorum ve anlıyorum. Asla harama girmem.”

13 yaşından beri Beşiktaş Ak Parti Kadın Kolları üyesiyim.

13 yaşından beri Ak Parti kadın kolları üyesi olduğunu söyleyen Yasemin Ayşe Kiriş, Adnan Oktar ekibiyle yaptığı çalışmaların vakıf çalışmasından ibaret olduğunu söyleyerek, hayır işleri yaptığını söyledi.

13 yaşından beri Beşiktaş Ak Parti Kadın Kolları üyesiyim. Ak Parti Kadın Kollarındaki faaliyetlerim suç teşkil etmeyeceği gibi Sn. Adnan Oktar’ın yanındaki faaliyetlerim de suç teşkil etmez.”

Genç kızlar dini yaşamaya cesaret bulsunlar diye…

“Genç kızlardan çok mesaj geldi, vesilen ile Kuran okuduk.” diyen Yasemin Ayşe Kiriş, açık, modern kızlar namaz kılamaz, Kuran okuyamaz algısını kırdıklarını mahkeme heyetine böyle anlattı:

Genç kızlar dini yaşamaya cesaret bulsunlar diye hem Kuran’ı anlatıyorum hem de dekolteli ve modern giyiniyorum. Zaten genç kızlardan çok mesaj geldi. ‘Vesilen ile Kuran okuduk’ dediler.

Sn. Adnan Oktar’ın hiçbir zaman hocalık iddiası olmadı. Adnan Bey’e İslam fıkhına ait bir soru sorulduğunda ‘Kuran’a bakalım, hadislere bakalım, Diyanete soralım’ der. A9 TV stüdyosu Allah rızası için faaliyet yapılan bir yer. İftiracıların anlattığı gibi gayriahlaki bir ortam asla söz konusu olmadı, olamaz. Çirkin iftiraların aksine hiçbir şekilde şiddet, baskı, zora ve tacize maruz kalmadım.”

Cezaevi şartlarına dayanamayan birkaç kişi iftira atıp çıktı.

Adnan Oktar davası kapsamında savunma yapan Yasemin Ayşe Kiriş, basında yer alan haberlerin doğru olmadığını, arkadaşlarının iftira atmak zorunda bırakıldığını anlattı. Medyada röportaj veren arkadaşlarının, hapishanenin zorlu şartlarından dolayı çıkmak için iftira attıklarını söyledi.

“11 Temmuz’da tutuklandığımızda bize iki seçenek sunuldu. “Ya hayatınızın sonuna kadar cezaevinde kalırsınız ya da Sn. Adnan Oktar’a iftira atıp dışarı çıkarsınız” dediler. Cezaevi şartlarına dayanamayan birkaç kişi bu şekilde iftira atıp dışarı çıktı. Sn. Adnan Oktar’dan her zaman hayra ve güzele davet gördüm. Adnan Bey asla şiddet ve baskı uygulamaz. Ben zaten kaba sözlere gelemem. Baskıcı bir ortam olsaydı Adnan Bey’in yanında yıllarca kalmazdım. “


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.