O kedicik konuştu: “Cezaevindeyken küçük kuş aynalarından kendimize bakıyorduk.”

17 ay süren tutukluluk sürecinin 14 ayını Bakırköy Ceza İnfaz Kurumu’nda katillerle, uyuşturucu satıcıları ile birlikte aynı ortamda geçirmek zorunda kalan Gizem Köknar, nasıl bir ortamda kaldıklarını şu sözlerle anlattı:

“17 ay boyunca boy aynası dahi görmedik…”

Ön kameramdan bir poz. 😊 Su an ön kamerayı açıp kendime bakmam 1 saniyemi alıyor. Cezaevindeyken ise küçük kuş aynalarından kendimize bakıp, görmeye calışırdık. 17 ay boyunca boy aynası dahi görmedik…  (tehlikeli kabul edildiginden cezaevinde aynalar sınırlı ve yasak).   

Gizem Köknar, katillerle, uyuşturucu satıcıları ile daracık koğuşlarda kalmalarına rağmen mutlu olduklarını ve neler yaptıklarını anlattı:

“Çamaşır makinesi yok, bulaşık makinesi yok. Hiçbir teknolojik alet yok özetle. AMA çok mutluyduk.”

“Teknoloji Allah’tan cok buyuk bir nimet ama asla ülfet olmamasi gereken bir nimet. Allah diledi ve bir anda teknolojinin 20 sene oncesinde kaldigi bir yere aldi bizleri. Haberleri 2000’lerin basinda gibi teletext’ten takip ettik, sevdigimiz bir sarki ciksin da dinleyelim diye saatlerce radyo basinda bekledik, sevdigimiz dizi baslayinca dakikasiyla ekran basina gectik, haberleri gelismeleri her gun gazetelerden takip ettik. Bol bol sevdiklerimizle mektuplastik. Baska cezaevindeki bir dostumuzla haberlesmemiz mektubun gidip gelmesiyle 1 ay icinde oluyordu. Camasir makinesi yok, bulasik makinesi yok. Hicbir teknolojik alet yok ozetle. AMA cok mutluyduk. Her ani Allah’a sukrederek gecirdigim 17 ay yasadim. Su an mi? Su an ise 2 sene oncesinden cok daha mutluyum. Cunku her animda, nimetin degerini bilerek, yoklugunu yasamis olmanin bilinciyle kiymet bilerek, cok cok sukrederek yasiyorum. En basitinden; cesmeyi actigimda sicak su akmasinin bile degerini cok iyi biliyorum. Yarin Allah bunlarin hepsini yine benden alsa, hamd olsun der, yine mutlu olurum. Sahip oldugumuz hersey Allah’in bize lutfu. Allah alir, Allah verir. O bizim icin ne dilerse daima en guzeli olur. Seni cok seviyorum Allah’im, Sana sonsuz guveniyorum ve hayatimin geri kalanini gormeyi heyecanla bekliyorum. 🎈   “

İşte kediciğin o paylaşımı:

View this post on Instagram

On kameramdan bir poz. 😊 Su an on kamerayi acip kendime bakmam 1 saniyemi aliyor. Cezaevindeyken ise kucuk kuş aynalarindan kendimize bakip, gormeye calisirdik. 🤓 17 ay boyunca boy aynasi dahi gormedik, (tehlikeli kabul edildiginden cezaevinde aynalar sınırlı ve yasak). Teknoloji Allah'tan cok buyuk bir nimet ama asla ulfet olmamasi gereken bir nimet. Allah diledi ve bir anda teknolojinin 20 sene oncesinde kaldigi bir yere aldi bizleri. Haberleri 2000'lerin basinda gibi teletext'ten takip ettik, sevdigimiz bir sarki ciksin da dinleyelim diye saatlerce radyo basinda bekledik, sevdigimiz dizi baslayinca dakikasiyla ekran basina gectik, haberleri gelismeleri her gun gazetelerden takip ettik. Bol bol sevdiklerimizle mektuplastik. Baska cezaevindeki bir dostumuzla haberlesmemiz mektubun gidip gelmesiyle 1 ay icinde oluyordu. Camasir makinesi yok, bulasik makinesi yok. Hicbir teknolojik alet yok ozetle. AMA cok mutluyduk🤩. Her ani Allah'a sukrederek gecirdigim 17 ay yasadim. Su an mi? Su an ise 2 sene oncesinden cok daha mutluyum. Cunku her animda, nimetin degerini bilerek, yoklugunu yasamis olmanin bilinciyle kiymet bilerek, cok cok sukrederek yasiyorum. En basitinden; cesmeyi actigimda sicak su akmasinin bile degerini cok iyi biliyorum. Yarin Allah bunlarin hepsini yine benden alsa, hamd olsun der, yine mutlu olurum. Sahip oldugumuz hersey Allah'in bize lutfu. Allah alir, Allah verir. O bizim icin ne dilerse daima en guzeli olur. 🤗 Seni cok seviyorum Allah'im, Sana sonsuz guveniyorum ve hayatimin geri kalanini gormeyi heyecanla bekliyorum. 🎈

A post shared by Gizem Köknar (@gizemkoknar_) on

Ara kararını açıklayan heyet, duruşmayı 6 Temmuz’da görülmek üzere ertelemişti. Duruşmalar, ev hapsindeki hanımların ve beylerin de katılımlarıyla devam ediyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.