KOVID-19 CEZAEVLERİNDE ÖLÜM SAÇMAYA DEVAM EDİYOR

Ölümcül Kovid-19 virüsü, 2020 yılında Antarktika hariç tüm dünyaya yayıldı.

Virüs nedeniyle 11 Mart 2020 tarihinde “pandemi” (global salgın) ilan edildi.

Yüzlerce ülke, halkını bu ölümcül salgından korumak için çeşitli tedbirler aldı.

Kimi sokağa çıkma yasağı ilan etti, kimi okulları yıl sonuna kadar kapattı. Ülkeler arası seyahatler, zaman belirtilmeksizin durduruldu.

Tüm bu tedbirlerin ortak bir amacı vardı:

İnsandan insana çok hızlı bir şekilde bulaşan Kovid-19’un yayılmasını durdurmak ve insan temasını en aza indirmek.

Ancak ülkemizde en kalabalık ve korunmasız ortamlar olan cezaevlerinde hala alınan tedbirler çok yetersiz.

En son Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’ün yaptığı “4 ayrı cezaevinden 120 tutuklu ve hükümlüye Kovid-19 tanısı konuldu. Açık cezaevlerinde 3 mahkum virüsten hayatını kaybetti.” açıklaması cezaevlerindeki ölümcül tehdidi bir kez daha ortaya koydu.

Kovid-19 salgınının devam ettiği bugünlerde hala cezaevlerinde bulunan hükümlü ve tutukluların YAŞAMA ve İNSAN ONURUNA UYGUN MUAMELE HAKKI her gün tekrar tekrar ellerinden alınıyor.

Ve ülkemizin çeşitli cezaevlerinden Kovid-19 vaka haberleri gelmeye tedirgin edici şekilde devam ediyor.

Bu ölümcül salgınla mücadele etmek için; tutuklu ve hükümlülerin sağlık ve yaşam hakkına üstünlük tanınarak tahliye edilmeleri, yapılacak yasal düzenlemelerle ev hapsi ve benzeri adli kontrol hükümlerinin uygulanması hayati önem taşımaktadır.

Cezaevlerinde Kovid-19 Vakaları:

  1. İnfaz yasası kapsamında Muğla Dalaman Cezaevinden tahliye olan bir kişide corona virüse rastlanması üzerine alarma geçildi. Gaziantep’in İslahiye ilçesinde de Dalaman Cezaevinden tahliye olan 3 kişi evde karantinaya alındı. H.A.’nın tedavi altında alındığının ve İl Sağlık Müdürlüğü ile koordineli bir şekilde cezaevinde filyasyon kuralarının uygulandığını belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“H.A.’nın da kaldığı, adli suçların bulunduğu koğuşlardaki tutuklu ve hükümlüler tedbiren hastaneye sevk edilmiştir. Hastalık belirtisi taşıyan 62 tutuklu ve hükümlü, hastanelerde izole edilmiş, tetkikleri devam etmektedir.”

  • Adalet Bakanı Abdülhamit Gül corona virüs salgınına ilişkin infaz kurumlarına dair bilgilendirme yaptı. 5 açık ceza infaz kurumundaki 17 hükümlüye Covid-19 tanısı konuldu. 3 hükümlü tedavi sırasında hayatını kaybetti. 14 hakim ve savcı, 32 adliye, 79 cezaevi ve 34 Adli Tıp Kurumu personelinin corona virüs testleri pozitif çıkmıştır.
  • İnfaz yasası kapsamında Muğla Dalaman Cezaevinden tahliye olan bir kişide corona virüse rastlanması üzerine alarma geçildi. Gaziantep’in İslahiye ilçesinde de Dalaman Cezaevinden tahliye olan 3 kişi evde karantinaya alındı.

Çıkan sonuç üzerine Sağlık Bakanlığı alarma geçerek, aynı cezaevinden tahliye edilen tüm mahkumların bilgi ve adreslerine ulaşarak, ilgili sağlık müdürlüklerine gönderdi. Sağlık Bakanlığı, Koronavirüsü tespit edilen mahkum ile aynı cezaevinde kalan ve tahliye edilen tüm mahkumların sağlık taramasından geçirilmesi ve karantina uygulaması başlatılması için uyarıda bulundu.

KOVID-19 SALGININDA SON DURUM

Sağlık Bakanlığının internet sitesinde yer alan ve Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın da Twitter’dan paylaştığı “Türkiye Günlük Koronavirüs Tablosu”nun güncel verilerine göre, bugün 30 bin 303 test yapıldı. Bu kapsamda, 2 bin 253 kişiye Kovid-19 tanısı konuldu.

Son 24 saatte 64 hasta vefat etti, 4 bin 917 hasta ise iyileşti. Toplam test sayısı 1 milyon 234 bin 724, toplam vaka sayısı 131 bin 744, toplam vefat sayısı 3 bin 584 oldu. Toplamda, son rakamlara bakıldığında, yoğun bakımdaki hasta sayısı 1278, solunum cihazına bağlı hasta sayısı 669, iyileşen hasta sayısı 78 bin 202 olarak kayıtlara geçti.

19.03.2020 tarihinde 33 Baro Başkanlığı Tarafından Yapılan Kovid-19 ile Mücadelenin Kısıtlı Olduğuna Dair Açıklamanın Özeti:

Türkiye Cezaevlerinde koğuş ve hücre bazında kapasitelerinin çok üstünde mahpus tutulduğu, koğuşların ve ortak kullanım alanlarının havasız ve hijyenden yoksun olduğu; sıcak su, temizlik ürünleri ile diğer dezenfektanlara erişimin çok kısıtlı, kapsamlı bir sağlık hizmetine erişimin ise neredeyse imkansız olduğu bilinmektedir. Cezaevi Komisyonlarımızca hazırlanan raporlarda sıkça belirtildiği üzere birçok cezaevinde mahpusların bir sağlık kuruluşuna şevkleri bazen ayları bulduğu yönünde çokça tespitte bulunulmuştur. Cezaevlerinde binlerce hasta, yaşlı, kadın ve çocuğun bulunduğu göz önüne alındığında ne denli büyük bir risk ile karşı karşıya olduğumuz daha net anlaşılacaktır.

Cezaevleri boyutuyla bu salgın ile etkili mücadele etmek ve olası yaşamsal riskleri minimize etmek için çok acil ve kapsamlı tedbirler alınmalı, çözümler üretilmelidir.

Tutuklular ile ilgili bu çözüm ve tedbirin herhangi bir yasal düzenlemeyi gerektirmediğini, talep veya resen tutukluluk incelemesi ile bunun mümkün kılınabileceği aşikardır.

16 SİVİL TOPLUM ÖRGÜTÜ HÜKÜMLÜ VE TUTUKLULARIN SERBEST BIRAKILMASI İÇİN ÇAĞRIDA BULUNDU

Bir dizi hak örgütü, tıbbi dernek ve insan hakları savunucusu, Türkiye’nin cezaevlerinde 300 binden fazla mahkumun bulunduğu korkunç durumu gündeme getirdi. Güvenilir raporların daha önce belgelediği gibi, Türkiye hapishaneleri aşırı derecede kalabalık ve yeterince hijyenik değil. Türk hapishanelerinin doluluk seviyesi güvenilir raporlarda % 131 veya % 153 olarak bildirilmektedir. Türkiye Parlamentosu İnsan Hakları Komisyonu tarafından hazırlanan bir rapora göre (Kasım-2019), Silivri cezaevindeki mahkûm nüfus, cezaevinin resmi kapasitesinin iki katından fazladır. Ayrıca, içme suyu eski ve paslı su borularından geldiğinden mahkûmlar arasında sağlık sorunlarına neden olmaktadır.

COVID-19 salgını da dahil olmak üzere tüm zarar türlerinden korunmak için gerekli tedbirlerin derhal alınmasını sağlamak için Türk Hükümetine başvurulmaktadır. Yaşlı, hasta, sakat ve çocuklu olan mahpuslar derhal cezaevlerinden serbest bırakılmalıdır.

COVİD-19 İLE MÜCADELE KONUSUNDA AVRUPA KONSEYİ İŞKENCEYİ ÖNLEME KOMİTESİNİN TAVSİYELERİNDEN BAŞLIKLAR

Özgürlüğünden yoksun bırakılmış bireylerin sağlığını ve güvenliğini korumak için muhtemel her türlü tedbirin alınması temel ilkedir.

Koronavirus’ün yayılmasını önlemek için, özgürlüğün yoksun bırakılmış kişileri ilgilendiren her türlü kısıtlayıcı tedbirin yasal bir dayanağı olmalı, gerekli, ölçülü ve insan haysiyetine saygılı olmalı ve zaman yönünden sınırlandırılmış olmalıdır.

Cezaevlerinde çalışan personelin yakın teması virüsün yayılmasını kolaylaştırdığı için, tüm yetkili otoriteler özgürlükten yoksun bırakmaya alternatif tedbirleri alma konusunda gerekli çabayı göstermelidirler.

Buna ek olarak, ulusal otoriteler tutuklama tedbiri yerine büyük oranda alternatif tedbirlere başvurmalıdırlar; cezaları başka tedbirlere çevirmeli veya erken tahliye yöntemine başvurmalıdırlar.

DEVLETİN, TUTUKLU VE HÜKÜMLÜLERİN YAŞAMA HAKLARININ KORUNMASI YÖNÜNDE POZİTİF YÜKÜMLÜLÜĞÜ BULUNMAKTADIR

Anayasa’nın 5., 17. Ve 56. maddelerinde, 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nda bir kısım düzenlemeler yer almakta olup, bu düzenlemelerin detaylarına Anayasa Mahkemeleri Kararları eşliğinde aşağıda şekilde değinilmiştir.

181 sayılı Sağlık Bakanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 2. maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentlerinde; “Sağlık Bakanlığının görevleri şunlardır: (b) Bulaşıcı, salgın ve sosyal hastalıklarla savaşarak koruyucu, tedavi edici hekimlik ve rehabilitasyon hizmetlerini yapmak, (c) Ana ve çocuk sağlığının korunması ve aile planlaması hizmetlerini yapmak, ” bu şartlarda bu görevin sağlıklı bir şekilde yerine getirilmesi”,” şeklindeki düzenleme ile SAĞLIK BAKANLIĞINA BULAŞICI HASTALIKLARA KARŞI GEREKLİ TEDBİRLERİ ALMA GÖREVİ YÜKLENMİŞTİR.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.