Kedicikler Babalar Gününü Sosyal Medya Hesaplarından Böyle Kutladılar.

Ev hapsindeki kedicikler, sosyal medyada paylaşımlarına devam ediyorlar. Babalar gününü sosyal medya hesaplarından babalarıyla resimlerini paylaşarak kutladılar.

Babalar da kızlarının arkasında

Babalarını çok sevdiklerini dile getiren kediciklerin, babaları tarafından da desteklendiği biliniyor. “Ailelerimizle beraberiz” diyen bayanlar, iftiraya uğradıklarını söylüyorlar, vatana, milletine, ailelerine olan sevgilerini her fırsatta dile getiriyorlar. Aileler de Adnan Oktar’ın ve çocuklarının suçsuz olduğunu ifade ediyorlar.

Danimarkalı Gelin Serap Akıncıoğlu’ndan Duygulandıran Paylaşım:

“Babacım özür dilerim sana ulaştıramadım tüpünü… yetişmedi son nefesine…

Elektronik kelepçe ile ev hapsi süreci devam eden Serap Akıncıoğlu tutuklanmadan önce babasına kendisinin baktığını, tutuklanınca babasına bakılamadığı için babasının vefat ettiğini şu sözlerle dile getirdi:

View this post on Instagram

Tüm Babalarımızın Babalar Günü Kutlu olsun inşaAllah Yo hayır üzgün değilim elbette, üzülmek haram çünkü. Her şey Allah’ın yazdığı bir kader üzerinedir. Tabi ki dostlarımla paylaşmak istediğim iki çift sözüm var. Bu gün hapisten çıktıktan sonraki ilk babalar günüm. Hasta olan babama ben bakıyordum, onu doktorlara götürüp, düzenli kontrollerini yaptırıp, alışverişini bile kapısına kadar götürüyordum. Son dönemde, Koah rahatsızlığından ötürü düzenli olarak oksijen tüpü evine yolluyordum. Tutuklanınca her evlat gibi aklım babamda kaldı. Bir türlü haber alamadım. Oksijen tüpü alındı mı merak ediyordum. Avukatlarımla oksijen tüpü ayarlayıp eve göndermeye çalışıyordum. Hapisten bu tarz ayarlamak yapmak kolay değildir, bilen bilir. En son hiç haber alamayınca mektup yazmaya karar verdim. O mektup babama hiç ulaşamamış… Bir gün kapalı görüşte abim ankesörü eline aldı ve, ‘sana kötü bir haberim var’ ‘BABAMIZ VEFAT ETTİ’… Allah’a inanan ve kadere iman eden biri olarak tevekkül ettim tabiki… Ölüm Allah’ın emri… Her nefis ölümü tadıcıdır… Ölüm Allah’ın takdiri… Ama hikayenin bundan sonraki kısmı için kelime yok. O hapishane duvarları sanki daha bir yukarı doğru uzadı. Daha bir derin oldu yer… Sustum… hep sustum, dua ettim Allah’a… tevekkül ettim… Kimse suçsuz yere yattığı hapiste bunu yaşamamalı… İşte bir evladı babasından kim ayırmıştı?, cenazesine bile gidemedim… Evet çok hastaydı acaba benim yokluğumda iyi bakıldı mı? Bir aile dostumu eve yollamıştım ‘oksijen tüpümü gelmeyecek mi?’ diye sormuş… Babacım özür dilerim sana ulaştıramadım tüpünü… yetişmedi son nefesine… Bir baba düşünün 22 yıl bu güzel vatana Türk Hava Kuvvetlerinde şerefiyle hizmet vermiş, evladını da kendi gibi vatan, bayrak aşkıyla yetiştirmiş. Şimdi bu baba evladının her gün bazı medya kuruluşları tarafından mesnetsiz, çirkin, aslı olmayan iftiralarla karalandığına, namusuna, iffetine dil uzatıldığına şahit oluyor. Bir basın mensubu MASUMİYET KARİNESİ nedir aslında çok iyi bilir. Hasta bir babanın yüreğinin buna dayanamayacağını bilmeyen var mı? Kimseye kırgın değilim küskün değilim tevekküllüyüm sevgi doluyum bu güzel ülkede sevgiyle birlik içinde yaşayalım🙏

A post shared by Serap Akıncıoğlu (@serap_akincioglu) on

Tüm Babalarımızın Babalar Günü Kutlu olsun inşaAllah
Yo hayır üzgün değilim elbette, üzülmek haram çünkü. Her şey Allah’ın yazdığı bir kader üzerinedir. Tabi ki dostlarımla paylaşmak istediğim iki çift sözüm var. Bu gün hapisten çıktıktan sonraki ilk babalar günüm.
Hasta olan babama ben bakıyordum, onu doktorlara götürüp, düzenli kontrollerini yaptırıp, alışverişini bile kapısına kadar götürüyordum. Son dönemde, Koah rahatsızlığından ötürü düzenli olarak oksijen tüpü evine yolluyordum. Tutuklanınca her evlat gibi aklım babamda kaldı. Bir türlü haber alamadım. Oksijen tüpü alındı mı merak ediyordum. Avukatlarımla
oksijen tüpü ayarlayıp eve göndermeye çalışıyordum. Hapisten bu tarz ayarlamak yapmak kolay değildir, bilen bilir. En son hiç haber alamayınca mektup yazmaya karar verdim. O mektup babama hiç ulaşamamış… Bir gün kapalı görüşte abim ankesörü eline aldı ve, ‘sana kötü bir haberim var’ ‘BABAMIZ VEFAT ETTİ’… Allah’a inanan ve kadere iman eden biri olarak
tevekkül ettim tabiki… Ölüm Allah’ın emri… Her nefis ölümü tadıcıdır… Ölüm Allah’ın takdiri…
Ama hikayenin bundan sonraki kısmı için kelime yok. O hapishane duvarları sanki daha bir yukarı doğru uzadı. Daha bir derin oldu yer… Sustum… hep sustum, dua ettim Allah’a…tevekkül ettim… Kimse suçsuz yere yattığı hapiste bunu yaşamamalı…
İşte bir evladı babasından kim ayırmıştı?, cenazesine bile gidemedim… Evet çok hastaydı acaba benim yokluğumda iyi bakıldı mı? Bir aile dostumu eve yollamıştım ‘oksijen tüpümü gelmeyecek mi?’ diye sormuş… Babacım özür dilerim sana ulaştıramadım tüpünü… yetişmedi son nefesine…
Bir baba düşünün 22 yıl bu güzel vatana Türk Hava Kuvvetlerinde şerefiyle hizmet vermiş, evladını da kendi gibi vatan, bayrak aşkıyla yetiştirmiş. Şimdi bu baba evladının her gün bazı medya kuruluşları tarafından mesnetsiz, çirkin, aslı olmayan iftiralarla karalandığına, namusuna, iffetine dil uzatıldığına şahit oluyor. Bir basın mensubu MASUMİYET KARİNESİ nedir aslında çok iyi bilir. Hasta bir babanın yüreğinin buna dayanamayacağını bilmeyen var mı? Kimseye kırgın değilim küskün değilim tevekküllüyüm sevgi doluyum bu güzel ülkede sevgiyle birlik içinde yaşayalım🙏

Kıral Mobilya’nın sahiplerinden birinin kızı Elif Kıral’da hapishanedeyken duymuş babasının vefat ettiğini.

O da şu sözlerle kutluyor babalar gününü:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.