DNA’NIN KOPYALANMASI

DNA’nın yapısı bu yüzyılın ortalarına kadar bilinmiyordu. Canlı hücrelerindeki çekirdeklerin içinde yer alan bu dev molekül, ancak 1950’lerde keşfedildi. DNA’nın yapısını keşfeden iki evrimci bilim adamı, James Watson ve Francis Crick, karşılaştıkları bu yapı karşısında hayrete düşmüşlerdi.

dna

Çünkü buldukları bu kompleks yapının kökenini evrim mantıklarıyla-yani tesadüfle-açıklamak mümkün değildi. Francis Crick bir süre sonra bu gerçeği açıkça itiraf edecek ve DNA’nın kökeninin ancak bilinçli bir tasarımla açıklanabileceğini kabul edecekti.

DNA, hücrenin çekirdeğinde bulunan ve o canlı ile ilgili tüm bilgileri barındıran bir bilgi bankasıdır. Örneğin bir insanın yüz şeklinden, parmaklarının uzunluğuna, yanağındaki gamzeden kaşının şekline kadar DNA’da kayıtlıdır.

dna

DNA’daki bilgi, bu uzun molekül zincirini oluşturan dört özel molekülün diziliş sırası ile kodlanmıştır. Nükleotid (veya baz) adı verilen bu moleküller, isimlerinin baş harfleri olan A, T, G ve C ile ifade edilirler. İnsanlar arasındaki tüm yapısal farklar, bu harflerin diziliş sıralamaları arasındaki farktan doğar.

dna

İnsan DNA’sındaki bilgi, neredeyse bir futbol sahasını dolduracak kadar çok ansiklopedideki bilgiye eşittir. Bir başka benzetme yapacak olursak, bu bilgi 500’er sayfalık 900 ciltlik bir ansiklopedi serisini dolduracak kadar fazladır.

kitap

Her gün, 24 saat boyunca, hiç durmadan, her saniyede insanın gen bilgilerinden bir tanesi okunacak olsa, bu işlemin tamamlanması için 100 yıl geçmesi gerekmektedir. DNA’daki bilginin kitap haline getirildiğini varsaydığımızda ise, bu kitapları üst üste koyduğumuz takdirde, kitapların yüksekliği 70 metreye erişecektir. Daha da etkileyici olanı ise, tüm bu bilgilerin milimetrenin yüzbinde biri kadar küçük bir yere paketlenerek sığdırılmış olmasıdır.

dna-code

Bu kadar muazzam bir bilginin var olması, hem de bunun gözle görülmeyecek kadar küçük bir yere sığdırılması kesinlikle tesadüflerin ve başıboş olayların bir eseri olamaz. Bir insan bir mağaraya girdiğinde 50 sayfalık bir kitap bulsa, bu kitabın burada kendi başına tesadüfen oluşamayacağını ve bu kitabın mutlaka bir yazarının olduğunu bilir ve bu bilgisinden kesinlikle emin olur.

dna

DNA ise, 50 değil, 500 veya 5000 değil, 500’er sayfalık 900 cilt ansiklopediyi dolduracak kadar bilgiye sahiptir. Tüm bunlar Allah’ın yaratışının üstünlüğünü gösteren delillerdendir.Tüm canlılığı tesadüflerle açıklamaya çalışan evrim teorisi ise, DNA’nın nasıl ortaya çıktığı sorusu karşında çaresizdir.

dna

insan vücudu başlangıçta tek bir hücre iken bu hücre bölünür ve sonuçta 2-4-8-16-32… oranında bir katlanmayla çoğalır.

Peki bu bölünme işlemi sonucunda DNA’ya ne olur? Hücrede tek bir DNA zinciri vardır. Halbuki yeni doğan hücrenin de bir DNA’ya ihtiyacı olacağı açıktır. Bu açığı gidermek için DNA’da, her aşaması ayrı bir mucize olan ilginç bir seri işlem başlar. Sonuçta, hücrenin bölünmesinden kısa bir süre önce DNA’nın bir kopyası çıkarılır ve bu kopya yeni hücreye aktarılır!…

dna

Hücrenin bölünmesi ile ilgili yapılan gözlemlerin gösterdiğine göre hücre, bölünmeden önce belirli bir büyüklüğe ulaşmak zorundadır. Bu belirli büyüklük sınırını aştığı anda ise bölünme süreci kendiliğinden başlar. Hücrenin şekli bölünmeye uygun şekilde yayvanlaşmaya başlarken, DNA da az önce belirttiğimiz gibi kendini eşlemeye başlar.

dna

Bunun anlamı şudur: Hücre bir bütün olarak bölünmeye adeta “karar vermekte” ve hücrenin içindeki farklı parçalar bu bölünme kararına uygun olarak davranmaya başlamaktadırlar. Hücrenin böylesine kollektif bir işi başaracak bilince sahip olmadığı açıktır. Hücre bölünmesini sağlayan sistemi Allah kusursuz bir şekilde yarattmıştır. Bölünme işlemi, tam gerekli anda gelen bir emir ile başlar ve başta DNA olmak üzere hücrenin tümü buna göre hareket eder.

dna

DNA, kendini çoğaltmak için önce karşılıklı iki parçaya ayrılır. Bu olay oldukça ilginç bir şekilde gerçekleşir. Yapısı sarmal bir merdivene benzeyen DNA molekülü, bu merdivenin basamaklarının ortasından fermuar gibi ikiye ayrılır. Artık DNA iki yarım parçaya bölünmüştür. Her iki parçanın da eksik olan yarıları (eşlenikleri) ortamda hazır bulunan malzemelerle tamamlanır. Böylece iki yeni DNA molekülü üretilmiş olur.

DNA molekülü

Operasyonun her kademesinde enzim denilen ve adeta gelişmiş robotlar gibi çalışan uzman proteinler görev yapar. İlk bakışta basit gibi görünse de bu operasyon sırasında gerçekleşen ara işlemler o kadar çok ve karmaşıktır ki, olayı ayrıntılarıyla anlatmak sayfalar tutar.

DNA molekülü

Bu noktada şunu unutmamak gerekir. Atomların birleşiminden oluşan enzimler, DNA sarmalının yarısına bakar, eksik bölümleri tespit eder, eksikleri ilgili yerlerden temin ederek, en uygun yerlere eklerler. Bu şekilde DNA’nın kopyalanması gerçekleşmiş olur. Şuursuz, akıl ve bilgisi olmayan küçücük yapıların bu kadar kompleks, bilgi, bilinç ve akıl gerektiren işlemleri kusursuzca yerine getirmeleri, okuyarak geçilecek bilgiler değildir. Bu bilgilerin insana gösterdiği ve düşündürdüğü önemli gerçekler vardır.

DNA molekülü

Kopyalama sırasında ortaya çıkan yeni DNA molekülleri denetleyici enzimler tarafından defalarca kontrol edilir. Yapılmış bir hata varsa—ki bu hatalar son derece hayati olabilir—derhal tespit edilir ve düzeltilir. Hatalı şifre kopartılıp yerine doğrusu getirilir ve monte edilir. Bütün bu işlemler öyle baş döndürücü bir hızla yapılır ki, dakikada 3.000 basamak nükleotid üretilirken bir yandan da tüm bu basamaklar görevli enzimler tarafından defalarca kontrol edilir ve gereken düzeltmeler yapılır.

dna kopyalanması

DNA’nın çoğaltılması işleminin ne kadar büyük bir hızda gerçekleştiğini daha iyi anlamak için şu bilgiler daha da açıklayıcı olacaktır: Bir hücre bölünmesi 20 ila 80 dakika arasında sürer ve bu esnada DNA’daki bilgi de kopyalanarak çoğaltılmalıdır. Yani DNA’daki 3 milyar bilgi, 20 ila 80 dakika arasındaki bir sürede hiçbir hata, unutma veya eksiklik olmadan kopyalanabilmektedir. Bu, bir kütüphane dolusu bilginin veya 1000 kitabın veya bir milyon sayfalık yazının bu kadar kısa sürede hiç hata ve eksiklik olmadan çoğaltılması kadar mucizevi bir olaydır. Ve dikkat edin, bu işlemi gerçekleştirenler teknolojik aletler, üstün nitelikli fotokopi makinaları değil, bazı atomların birbirine eklenmesiyle oluşan enzimlerdir.

dna

Büyük bir hızla üretilen yeni DNA molekülünde, dış etkiler sonucunda normale göre daha fazla hatalar yapılabilir. Bu sefer hücredeki ribozomlar, DNA’dan gelen emir doğrultusunda DNA onarım enzimleri üretmeye başlarlar. Böylece DNA kendi kendini korur ve hem kendisini hem soyun devamını güvence altına alır.

dna

Hücreler de insanlar gibi doğar, çoğalır ve ölürler. Ancak hücrelerin ömrü meydana getirdikleri insanın ömründen çok daha kısadır. Örneğin altı ay önce bedenimizi oluşturan hücrelerin bugün büyük bir çoğunluğu hayatta değildir. Fakat zamanında bölünerek yerlerine yenilerini bıraktıkları için, siz şu anda hayatta kalabilmektesiniz. Bu yüzden hücrelerin çoğalması, DNA’nın kopyalanması gibi işlemler—her ne kadar çok karmaşık da olsalar—insanın varlığını sürdürmesi açısından en ufak bir hataya yer verilmemesi gereken hayati işlemlerdir. Ancak çoğaltma işlemi o kadar kusursuz işler ki, hata oranı 3 milyar basamakta yalnızca bir basamaktır. Bu tek hata da herhangi bir probleme sebep olmadan vücuttaki daha üst kontrol mekanizmaları tarafından yok edilir.

kromozom

Telomeraz adlı özel bir enzim DNA’nın eşlenmesi sırasında DNA’nın uç bölgelerinde meydana gelen baz kayıplarını engeller. Eksik olan bazları tamamlar. Böylece hücre bölünmelerinden sonra ortaya çıkan her hücre orijinalinin aynısı olur.

Telomeraz enzimi

İşin en ilginç yönü de, DNA’nın hem üretimini sağlayan hem de yapısını denetleyen bu enzimlerin, yine DNA’da kayıtlı olan bilgilere göre ve DNA’nın emir ve kontrolünde üretilmiş proteinler olmasıdır. Ortada içiçe geçmiş öyle muhteşem bir sistem vardır ki, böyle bir sistemin kademe kademe oluşan tesadüflerle bu hale gelmesi hiçbir şekilde mümkün değildir. Çünkü enzimin olması için DNA’nın olması, DNA’nın olması için de enzimin olması, her ikisinin olması içinse hücrenin de, zarından diğer bütün kompleks organellerine kadar eksiksiz olarak var olması gerekir.

telomerase

Canlıların birbirini izleyen “yararlı tesadüfler” sonucunda “aşama aşama” geliştiklerini öne süren evrim teorisi, söz konusu DNA-enzim paradoksu tarafından kesin biçimde yalanlanmaktadır. Çünkü DNA’nın ve enzimin de aynı anda var olması gerekmektedir. Bu ise apaçık bir yaratılışın varlığını gösterir.

nukleik-asitler

Bütün bir gün, siz hiç farkında değilken, vücudunuzda sizin yaşamınızın problemsiz olarak devam etmesi için akıl almaz bir titizlik ve sorumluluk anlayışı içinde sayısız işlemler ve denetimler yapılır, tedbirler alınır. Herkes görevini eksiksiz olarak ve başarıyla yerine getirir. Allah en büyüğünden en küçüğüne, en basitinden en karmaşığına kadar sayısız atomu ve molekülü sizin yaşamınızı güzel ve sağlıklı bir biçimde sürdürmeniz için hizmetinize vermiştir. Yalnızca bu lütuf ve nimet bile hiç durmadan şükretmeniz için yeterlidir.

hülen kadın

Allah, kendisinde sükun bulmanız için geceyi, aydınlık olarak da gündüzü sizin için var etti. Şüphesiz Allah, insanlara karşı (sınırsız) bir fazl sahibidir. Ancak insanların çoğu şükretmiyorlar. (Mü’min Suresi, 61)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.