Canlılardaki Harika Tasarım: Kamuflaj

Bazı hayvanlar, yaşadıkları ortama son derece uyumlu şekilde yaratılan vücut yapıları ile korunma altına alınmışlardır. Allah’ın bu hayvanlara verdiği “kamuflaj” özellikleri bulundukları ortama o denli uyumludur ki, konuyla ilgili bazı resimlerin bir bitkiye mi, yoksa bir hayvana mı ait olduğunu anlamak veya ortam içinde hayvanı seçebilmek neredeyse imkansızdır. Kamuflaj o kadar etkili ve ustacadır ki, özel biçimde planlanıp “yaratılmış” bir savunma mekanizması olduğu açıkça görülmektedir.

1. Bu resimlerdeki Mantisler de bulundukları ortamda saklanabilecekleri renk ve şekillere sahipler.

2. 3. 4. Mantisler, yaşadıkları çevreye uyumlu olarak yaratılan canlılardandır. Bazen bir yaprağın, bazen de bir dalın arasında gizlenirler. Tek silahları vücutlarının şekli ve rengidir. Bu sayede düşmanlarından en iyi biçimde gizlenebilirler.

5. Orkidenin üzerine konan bir Mantisi çiçekten ayırt etmek oldukça zor.

“Gerçekten hayvanlarda da sizin için bir ibret vardır.”  (Müminun Suresi, 21)

Kurumuş Yaprak mı? Kelebek mi?

İlk bakışta kurumuş birer yaprak sanılabilecek bu resimler (alt ve üst) aslında kelebeklere ait. Damarlardan, çürümüş bölgelere ve tonlamalara kadar her türlü ayrıntıyı üzerinde taşıyan bu yaprak benzeri kanatlar, kelebekler için çok güzel bir korunma sağlıyor. Kelebeğin yaprağa böylesine olağanüstü bir şekilde (yaprağın damarları ve kurumuş kısımları bile ihmal edilmeden) benzemesine “rastlantı” deyip geçmek elbette mümkün değil. Kelebeğin kendi kendini “yapraklaştırdığını” kabul etmekse aynı oranda mantık dışı bir iddiadır. Bu Allah’ın üstün yaratışının bir örneğidir.

Yapraklar arasında kamufle olmuş kelebekler.

Yaprakla beslenen çekirgelerin ömürleri doğal olarak yaprakların arasında geçer. Sahip oldukları renk yaprakla birebir benzeştiğinden, en büyük düşmanları olan kertenkele ve kuşların çekirgeleri fark etmeleri genelde mümkün olmaz. Böylece çekirgeler güvenlik içinde yaşamlarını sürdürür ve beslenirler. Herhalde çekirgelerin yaprakların yanında dura dura “yapraklaştığını” kimse iddia edemez. Ya da kendi kendilerini, her nasılsa, “yapraklaştırdıklarını”… Açıktır ki, yaprak yiyen çekirgeler, yaşamlarını sürdürmeleri için böyle bir kamuflaj özelliği ile birlikte yaratılmışlardır.

1. Yaprakların arasında tırtıl

2. Sinekleri yakalamak için saklanan sarı örümceği de, üzerinde bulunduğu çiçekten ayırt etmek pek de kolay değil.

3. Kuş pisliği görünümündeki tırtıl.

4. Yaprakla beslenen çekirgelerin ömürleri doğal olarak yaprakların arasında geçer. Sahip oldukları renk yaprakla birebir benzeştiğinden, en büyük düşmanları olan kertenkele ve kuşların çekirgeleri fark etmeleri genelde mümkün olmaz. Böylece çekirgeler güvenlik içinde yaşamlarını sürdürür ve beslenirler. Herhalde çekirgelerin yaprakların yanında dura dura “yapraklaştığını” kimse iddia edemez. Ya da kendi kendilerini, her nasılsa, “yapraklaştırdıklarını”…

Açıktır ki, yaprak yiyen çekirgeler, yaşamlarını sürdürmeleri için böyle bir kamuflaj özelliği ile birlikte yaratılmışlardır.

5. Diken benzeri yaprak bitleri.

1. Yeşil yapraklar ve yeşil kurbağa.

2. Bir başka kamuflajlı yaratma örneği: Ağaç gövdesinin deseninden farksız deri rengine sahip iki kurbağa.

3. 4. Baykuş

5. Ceylanın otlarla aynı olan rengi kendisi için çok büyük bir avantajdır.

6. Gelincikler yaşadıkları ortama tam uyum

1. Çita

2. Yandaki Bakırbaşlı yılan, ormanın yapraklarla örtülü zeminine mükemmel şekilde kamufle olabilmektedir. Derisinin rengi ona savunmada olduğu kadar, avlanmada da büyük avantaj sağlamaktadır.

3. 4. 5. Yapraklarla tam bir uyum içinde olan çekirgeler

Mevsimine ve Zeminine Göre Tüy Rengi

Üstte yer alan kuşun ve alttaki tavşanın ortak özelliği mevsimlere göre tüy renklerinin değişmesidir. Bu hayvanlar, kış aylarında bembeyaz bir kıyafet kuşanırken, bahar geldiğinde top- rağın ve bitki örtüsünün rengine birebir uygun yepyeni bir görünüme bürünürler.

Ortama göre renk değiştirme olayı, hayvanların vücutlarında yaratılmış olan oldukça karmaşık mekanizmalar sayesinde gerçekleşmektedir. Güneşte kalan insan derisinin kızarıp-koyulaşmasına benzetilebilecek bu mekanizmalar, hayvanların deri ve tüylerinde renk değişikliklerine yol açmaktadır. Vücudumuzun güneşte yanmasını engelleyemememiz (özel korunma yöntemleri hariç) gibi hayvanlar da vücutlarındaki değişimi kontrol kabiliyetine sahip değillerdir.

Önemli olan, bu tüy değişiminin hayvan için büyük bir korunma mekanizması oluşturmasıdır. Kışın karlı günlerinde beyaz, diğer mevsimlerde toprak renginde olan tüyleri, kamuflaj yönünde büyük avantaj sağlar. Bunun tersi de olabilir ve hayvan kışın toprak rengi, yazın bembeyaz kalabilirdi. Ya da hiç renk değiştirmeyebilirdi. Kısacası renklerin mevsimlere göre değişmesinde açık bir akıl ve hesap vardır. Ve hayvan bunu kendisi hesaplayıp kontrol edemez. Kuşkusuz hayvanı yara- tan Rabbimiz onu böylesine bir korunma mekanizması ile donatmıştır.

Yaprağın renklerine bürünmüş kurbağalar.

1. Tropidoderus Childrenii 2. Katydid 3. Baykuş
4. Kumların içinde yaşayan kaya balıkları 5. Ağaç gövdesinde kertenkele

Kırmızının Ayrıcalığı

Bazı hayvanların korunmaları, kırmızı rengin caydırıcılığına bağlanmıştır. Örneğin, ağaç çekirgesi tehlike anında sırtındaki kırmızılığı düşmanına gösterirken, yengeçler kıskaçlarındaki kırmızı rengi açığa çıkarırlar. İlginç olan, hayvanın vücudundaki kırmızılığın normalde görünmeyen ama tehlike anında kolayca açılıp gösterilebilecek bir bölgede yer almasıdır. Bu sayede, saldırgan üzerinde gerekli “şok etkisi”ni oluşturulabilmektedir.

Bazı kelebekler ve güveler kanatlarındaki kırmızılığı göstererek düşmanlarını korkuturlar.

Olduğundan Korkunç Gözükme

1. 2. At Kestanesi balığı, ilginç bir savunma mekanizmasıyla donatılmıştır. Bu balık, tehlike anında su yutar ve şişer. Vücudunun her yanından çıkan dikenler avcı balıkları caydırmaya yeterlidir.

3. 4. Resimdeki küçük kertenkele tehlike anında kendisini şişirerek vücudunu görünenden çok daha büyük bir hale getiriyor. Hayvan şiştiğinde, başının çevresinde beliren bir yele ise görüntüsünün daha da ürkütücü olmasına yol açıyor.

Sahte Gözler

Son derece şaşırtıcı ve hayranlık uyandırıcı bir başka savunma yöntemi ise, “sahte gözler”dir. Bazı hayvanların vücutlarında “sahte gözler” denebilecek şekiller vardır. Bu “sahte gözler” o denli inandırıcıdır ki, bu canlıları avlamak isteyen diğerleri, gözler nedeniyle, karşılarında çok daha devasa bir hayvan olduğunu sanıp kaçabilirler. “Sahte gözler”e sahip hayvanlarsa, farkında bile olmadıkları bu özelliklerinin kendilerine sağladığı rahatlığı yaşarlar.

Bazı kelebekler kanatlarını açtıkları anda karşımıza bir çift göz çıkar. Bütün ayrıntılarıyla ve simetrisiyle eksiksiz iki gözdür bunlar. Sadece bu gözler bile, düşmanlarını karşılarındaki canlının bir kelebek olmadığı konusunda ikna etmeye yeter de artar. Özellikle üstteki Şönling Kelebeği gibi bazı kelebek türlerinin sahte yüzleri; ortasındaki pırıltılarıyla gözleri, yüz hatları, çatık kaşları, ağzı ve burnuyla öylesine mükemmeldir ki, ortaya çıkan görüntü birçok düşman için oldukça caydırıcıdır. Peki bu gözler na- sıl ortaya çıkmıştır?

Bu olağanüstü görüntünün, “ilginç bir rastlantı” sonucunda ortaya çıktığını iddia etmek mümkün değildir. Üstteki resim detaylı incelendiğinde kusursuz bir tasarıma sahip olan bu yüz şeklinin rastlantıyla oluşamayacağı kolaylıkla anlaşılacaktır. Rastlantılar simetri oluşturabilirler mi? Rastlantılar aynı renk ve tıpatıp aynı desenleri farklı iki yerde oluşturabilirler mi? Tabii ki oluşturamazlar. Böyle bir iddia bilimsellikle alakası olmayan, son derece anlamsız bir iddiadır. Kelebek faydalı olacağını düşündüğü için kendi kendine bu sistemi oluşturmuş olabilir mi? Bu sorunun cevabı da tabii ki “hayır”dır.

Bir kaç haftalık ömrü olan bir tırtılın, kendi renkleriyle, desenleriyle oynayıp, ressamlara taş çıkartacak bir çizimi gerçekleştirmesi ve bunu savunma için kullanması söz konusu bile değildir. Yeryüzündeki tüm canlılar gibi “sahte gözleri” olan bu canlıları da Allah yaratmıştır. Onlardaki kusursuz tasarımın sahibi hiç kuşkusuz ki alemlerin Rabbi olan Allah’tır.

Sahte Gözler

1. 2. Sahte organlar, yalnızca korkutmaya değil, bazen de kaçmaya yardımcı olur. Üstteki resimdeki güvenin kuyruk kısmı, üzerinde antenleri de olan bir kafa görünümündedir. Bu şekil, saldırganların, güvenin kuyruğunu kafası sanarak oraya yönelmesine yol açar. Zaten güve de arkasını dönerek saldırganın aldanmasına yardımcı olur. Bu hedef şaşırtma operasyonu kü- çük güveye kaçmak için zaman kazandırır. Aynı “sahte kafa” görüntüsü, soldaki kelebekte de vardır.

3. Bu tırtıl da kuyruk kısmındaki sahte gözler sayesinde düşmanlarından korunuyor.
4. Tropik ormanlarda yaşayan bu kuş, yuvasındaki yavrularına ve yumurtalarına ya da kendisine bir düşman saldırdığında birden kanatlarını açar. Kanatlarda aniden beliren iki parlak renkli şekil, saldırganın üzerinde caydırıcı bir etki oluşturur.

5. Dörtgöz kelebek balığı da kuyruğunda sahte göz…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.