Bu kez aslanlar savunmalarını yaptı: “Turnike sistemi diye bir şey yok!”

78’i tutuklu 238 sanığın yargılandığı Adnan Oktar grubu davasında savunmalara devam ediliyor. 2 yıldan fazla cezaevinde olan aslanlar bu kez turnike iddialarına cevap verdi. Duruşmalar, İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesi karşısındaki salonda gerçekleşiyor. Elektronik kelepçe ile ev hapsinde bulunan bayanların katılımlarıyla savunmaların alınması sürüyor.

İddianamede yer alan cinsel taciz ve turnike iddialarına aslanlar ne yanıt verdiler?

Aslanlardan, Hakan Kurtul cinsel taciz iddialarını yalanlayarak, hayır işleri yaptıklarını mahkemede böyle vurguladı:

“Sayın Adnan Oktar’ın kitapları ile belgeseller yaptım. Mültecilerle ilgili belgesel çektim. Kuran Mucizeleri ile ilgili belgesel çektim. Binlerce, milyonlarca izleyici oldu. Ben öyle bir insan değildim, o bar senin bu bar benim gezerdim. Düzelmeme Sn. Adnan Oktar vesile olmuştur.

Ben istesem, istediğim kadar kızla konuşurdum. Filmim var, fotoğraflarım var. Ben dünyaca güzel modelleri bırakacağım, İstanbul‘a geleceğim, 41 yaşında, teyzem yaşında birisine tecavüz edeceğim! Buna kimse inanmaz.”

Halil Hilmi Müftüoğlu “35 yıldır hakkımızda tek bir şikayet bile yok” diyerek, kendilerine kumpas kurulduğunu şöyle dile getirdi:

“Biz bir inanç grubuyuz, arkadaş topluluğuyuz. Suç işleme hedefimiz yoktur. Bu iddianamede de amacımız: “İslam’ı yaymak” olarak geçiyor. Bu bir suç teşkil etmez. 1999 yılından itibaren çeşitli merciler tarafından 10 kez ele alındı. Aksi yönde tek bir karar çıkmadı.

35 yıldır bu camianın içindeyim. Asla tek bir kişi bile hakkımda şikayette bulunmuş değil. Savunmasız, 18-19 yaşındaki bayanların ifadelerine nasıl sonradan sözde taciz, tecavüz ekleniyor? Savcının asıl bunu araştırması gerekiyor.”

Koç kardeşlerden Tarık Koç, “operasyonda evlerde alıkonulmuş kızlar çıkmaz mıydı?” diyerek, turnike sistemini böyle yalanladı:

“İddia edilen şeyler olsaydı girilen yüzlerce evde zincirli bayanlar, tecavüze uğramış, ‘bizi kurtarın’ diye bağıran bayanlar, bir sürü biyolojik delil bulunmaz mıydı? Ben size soruyorum.”

Turgut Demirhan ise mahkeme heyetine, tüm erkekleri hapsettirebilmek için, bazı kızlara iftira arttırıldığını öne sürdü:

“Operasyondan önceki müştekilere 50-60 kişiye iftira attırmışlar, sonrakilere de 2-3 kişiye iftira attırmışlar. Belli ki burada tüm erkekleri hapsettirebilmek için bir liste yapılmış. Sonrada eksikler hallediliyor.”

Babuna kardeşlerden Oktar Babuna da şuan halen Silivri Ceza İnfaz Kurumu’nda tutuklu bulunuyor. Müşteki kızların, korkutularak iftira attıklarını şu sözlerle dile getirdi:

Oktar Babuna: “Kumpas çetesi üyeleri iftiracı kızları, ‘yıllarca ceza alacaksın, ailenin de mallarına el koyacağız’ diye korkuttular.”

“H.U.’ya nasıl sorulmaz? Bana tecavüz etti diyor. Ne zaman, nerede, niye polise gitmedin? Neden 17 yıl bekledin, neden o süre boyunca bizimle arkadaşlığa devam ettin, niye ailene söylemedin?”

Oğuzhan Sevinç, tapelerin kendilerine ait olmadığını, montaj olduğunu mahkeme heyetine sundu.

“Beyza Y.’nin bana çok büyük husumeti var. 38 yaşında, annem yaşında bir kadın. Köyde ailesinin baskısı ile yaşayan bir kadın değil, İspanya’ya giden birisi. Adli tıp raporu da iftiralarını yalanladı.

Aplikasyonlarla ses montajı yapılıyor. Cumhurbaşkanımıza da yapıldı aynısı. O konuşmaları yapmadım, hepsi montaj. 10 kadın beni şikâyet etmiş ama bu kişilerle konuşmama yönelik tek tapem yok.

Funda Y. şikâyetçi olduktan sonra, 2 kez cezaevine ziyarete geldi, mektup yazdı. ‘Senden hiç kötülük görmedim’ diyor. Zorla ifade verdiği ortada.”

Altuğ Berker, “Milletimiz bu iddialara inanmaz. Milletimizin aklına ve vicdanına sığmaz” diyerek savunmasını yaptı.

“Biz çok şeffafız, her gün televizyondayız, halkla iç içeyiz. Sadece halk değil Devlet kurumlarının başındakilerle de iç içeyiz. Milletimiz bu iddialara inanmaz. Milletimizin aklına ve vicdanına sığmaz.

Biz 40 yıldır milletin gözü önündeyiz, şeffafız. Adnan Oktar’ın eserlerini milyonlar okudu. O nedenle suç işlemek amacıyla örgüt kurduğumuza kimse inanmaz.”

Eski mankenlerden Bülent Sezgin: ” Benim cinsel konular amacıyla bu arkadaş grubuna gelmem çok saçma olur. ” dedi ve cinsel taciz iddialarını reddetti.

Bülent Sezgin: “Ben Türkiye’yi Dünya çapında temsil etmiş bir mankenim ve iyi temsil ettiğimi düşünüyorum. Ben Dünya güzelleri ile aynı podyumda yürüyorum. Cinsellik konusunda hiçbir şeye muhtaç değilim. Benim cinsel konular amacıyla bu arkadaş grubuna gelmem çok saçma olur. “

Bora Yıldız: “Benle evlen diyorsunuz, sonra da gel 10 arkadaşımla ol diyebilir misiniz? ” diyerek turnike sisteminin mantıksızlığını mahkeme başkanına sundu.

“BİR KADINA BRAD PİTT OLSANIZ DAHİ ‘SENİNLE EVLENECEĞİM AMA GEL ARKADAŞIMLA BİRLİKTE OL’ DERSENİZ, ‘HAYDİ GİT ORADAN’ DER. Benle evlen diyorsunuz, sonra da gel 10 arkadaşımla ol diyebilir misiniz? Turnike yapabilir misiniz? Dünyayı başınıza yıkar. Evlenebilmek amacıyla şerefine leke sürdürmezler” 

Alkas Çakmak ise mahkeme başkanının sorusu üzerine, “Şantaj kasetleri nerede? diyorlar biz de soruyoruz, nerede?” diyerek yanıt verdi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.