Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nde 86 yıl sonra ilk bayram namazı

İbadete açıldığı günden itibaren ziyaretçi akınına uğrayan Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nde bugün ilk defa bayram namazı kılındı. Bayran namazını Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş kıldırdı.

Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nde ilk Bayram Namazı kılındı. 86 yıl sonra açılan camideki ilk bayram namazına TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu’nun yanı sıra binlerce vatandaş saf tuttu.

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş’ın kıldırdığı namazının ardından hutbe okundu, dualar edildi. Sosyal mesafe kuralına uygun olarak kılınan namazda binlerce vatandaşla dua etti.

Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nde, 86 yıl sonra ilk Kurban Bayramı hutbesini okuyan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, “Bayramın huzurunu hep birlikte yaşayalım. Ancak hastalıkların yayılmasına sebep olarak bu kıymetli günleri hüzne çevirmeyelim. Maske ve güvenli mesafe kuralına riayet edelim. Bayram günlerinde ve salgın süresince tokalaşmaya, kucaklaşmaya ve musafahaya ara verelim” dedi. 

Erbaş, kıldırdığı bayram namazının ardından “Kurban Bayramı: Takva Yolculuğu” başlıklı hutbesini okumak için minbere kılıçla çıktı.

Kevser Suresinde “Şüphesiz biz sana bitip tükenmez nimetler verdik. O halde, Rabb’in için namaz kıl, kurban kes. Doğrusu sana kin tutan, soyu kesik olanın ta kendisidir.” buyurduğunu aktaran Erbaş, Hazreti Peygamberin Kurban Bayramı’nın ilk günü için “Bugün ilk işimiz, bayram namazı kılmak, sonra dönüp kurban kesmektir. Kim böyle yaparsa sünnetimize uymuş olur.” buyurduğunu kaydetti. 

Prof. Dr. Erbaş, “Bugün imanımızı pekiştiren, yüreklerimizi buluşturan, şükrümüzü artıran Kurban Bayramı. Bugün kurban ibadetinin eda edildiği, dua ve gayretin takva ve teslimiyetle güçlendiği gün. Bizleri bu müstesna güne kavuşturan Cenab-ı Hakk’a sonsuz hamd-ü senalar olsun. Bayramları barış ve sevinç günleri ilan eden sevgili Peygamberimize salat ve selam olsun.” ifadelerini kullandı. 

Mümin gönüllere huzur, kardeşlik ve paylaşma duyguları taşıyan, iman, itaat ve teslimiyet sembolü Kurban Bayramı’na kavuşmanın sevinç ve heyecanını yaşadıklarını dile getiren Erbaş, “Kurban, Rabb’imize yaklaşma ve iyiye, güzele, hakikate ulaşma arayışıdır. Sevgi, vefa, sadakat ve fedakarlığın simgesidir. Yaradan’a karşı ihsan şuurunu, yaratılanlara karşı da isar ahlakını pekiştiren ve bizlere sahip olduğumuz nimetleri inandığımız değerler uğruna feda edebilme iradesi kazandıran büyük bir ibadettir. Bayramlar ise ailemiz, akrabalarımız, din kardeşlerimiz ve tüm insanlarla bağlarımızın güçlendiği; millet ve ümmet olma irademizin tezahürü olarak birlik, beraberlik, yardımlaşma ve dayanışma duygularımızın hayata egemen olduğu müstesna zaman dilimleridir.” diye konuştu. 

“BAYRAMLARIN BİRLEŞTİRİCİ, TESKİN VE TESELLİ EDİCİ ÖZELLİĞİNE İHTİYACIMIZ VAR”

Kurban Bayramı’nın, İslam’ın temel ibadetlerinden biri olan haccın ifa edildiği, milyonlarca müminin Allah’a teslimiyetle Mekke’de bir araya geldiği mübarek bir zaman olduğunu belirten Erbaş, şöyle devam etti:

“Ne var ki tüm dünyayı etkisi altına alan küresel salgın nedeniyle bu sene Mescidi Haram, Arafat, Müzdelife ve haccın diğer mekanları çok az sayıda Müslümanla mahzun bir hac yılına şahit olacaktır. Büyük bir aşk ve heyecanla dünyanın her tarafından Müslümanları ortak bir değer etrafında bütünleştiren bir ibadetin tüm dünyadan Müslümanlarla büyük bir coşkuyla eda edilememesi, kutsal beldelerin özlemiyle yanan gönülleri derinden üzmüştür. Bu sebeple bayramların birleştirici, teskin ve teselli edici özelliğine her zamankinden daha fazla ihtiyacımız vardır. İnsanlık olarak içerisinden geçtiğimiz bu zor süreçte bayramların hatırlattığı değerler ve hayatımıza kattığı güzellikler büyük bir nimet ve imkan olarak görülmelidir.”

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, aziz milletin, geçmişten bugüne nice zorlukları sabır, sebat ve azimle aştığını ifade ederek, “İşte, 86 yıllık hasretin ardından büyük fethin sembolü Ayasofya Cami-i Şerifi’nin yeniden ibadete açılması, milletimizin sarsılmaz imanı, tükenmez umudu ve kararlı duruşunun bir göstergesidir. Allah’ın yardımı, milletimizin azim ve kararlılığı ile yaşadığımız küresel sıkıntıları da aşacağımıza ve daha büyük bir huzur ve coşkuyla yaşayacağımız bayramlara kavuşacağımıza olan inancım tamdır.” dedi. 

“MUSİBETLER KARŞISINDA DAYANIŞMA VE YARDIMLAŞMA BİLİNCİMİZİ GÜÇLENDİRMELİYİZ”

Her şeye rağmen bayramın tüm güzellikleriyle yaşanmaya gayret edilmesi gerektiğini belirten Erbaş, şunları kaydetti:

“Sıkıntı ve musibetler karşısında gerekli tedbir, tevekkül ve teslimiyet anlayışıyla hareket ederek dayanışma ve yardımlaşma bilincimizi daha da güçlendirmeliyiz. Hanelerimizin huzur ve selameti için aklımıza tedbiri, yüzümüze tebessümü, dilimize selamı ve yüreğimize muhabbeti nakşetmeliyiz. İlgi ve yardıma muhtaç yetim, garip, hasta, yaşlı ve kimsesizlerin kimsesi olup sıkıntılarını gidermek ve kederlerini sevince dönüştürmek için gayret etmeliyiz. Dünyanın birçok yerinde bayramı zulüm, baskı, terör, hastalık, açlık ve benzeri tehditler altında geçiren din kardeşlerimizin ızdıraplarını daha derinden duymalı; maddi ve manevi yardımlarımız ve dualarımızla onların yaralarını sarmak için daha çok çaba göstermeliyiz.” 

Bütün ibadetlerin olduğu gibi, kurbanların da en önemli gayesinin Allah’a kulluğu, tazim ve muhabbeti sunma olduğunu dile getiren Erbaş, “Takva şuuruna ulaşarak Rabb’imizin razı olduğu kullar zümresine ilhak olmaktır. İnşallah bu bilinçle kurbanlarımızı keseceğiz. Hz. İbrahim’in sözüne sadık oluşunu, Hz. İsmail’in Rabb’ine teslim oluşunu kendimize örnek edineceğiz.” diye konuştu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.