Antibiyotiğe Direnç Gösteren Bakterilerin Yöntemleri

Antibiyotik tedavisine karşı bazı bakterilerin çeşitli sistemler kullanarak bu tedaviden kaçıp kurtuldukları veya diğer bir deyişle antibiyotik tedavisine direnç gösterdikleri bilinmektedir. Bakteriler üzerine yapılan çalışmalar sonucunda, bazı bakterilerin antibiyotiğe karşı direnç gösterdikleri yöntemler tespit edilmiştir. Bu şekilde bakterilerin nasıl kontrol altında tutulabileceğine dair yeni yöntemler bulmak ve antibiyotik tedavisinin etkisini artırmak mümkün olacaktır.

antibiyotik
bakteriler

Antibiyotik kullanımı birçok hastalığın tedavisinde ana etken olarak düşünülür. Fakat buna karşılık bakteriler bir şekilde antibiyotiklerden kurtulmanın yolunu bulup hastalığın devam etmesini sağlarlar. Nitekim yılda yaklaşık 2 milyon insan antibiyotiğe dirençli bakterilerin sebep olduğu hastalıklara yakalanır ve bunların 23.000’inde antibiyotik tedavisi hastalığı durduramadığından hasta ölür.

Antibiyotik Üreterek Antibiyotiğe Direnç Gösteren Streptomyces Platensis
Bilim adamları antibiyotik tedavisine bakterilerin nasıl direnç gösterdiğini araştırmışlar ve ilginç sonuçlarla karşılaşmışlardır. Araştırma ağırlıklı olarak çok iyi bilinen “Streptomyces platensis” bakterisi üzerinde yapılmıştır. Bu bakteri kendini diğer bakterilerden “anti bakteriyel” bir madde salgılayarak korur. İlginç olan ise bu bakterinin antibiyotik üreten geniş bir bakteri familyasının üyesi olmasıdır. Bu bakteri ailesinin neredeyse 2/3’ü klinik olarak faydalı antibiyotik üreten bakterilerden oluşur.

Streptomyces

Streptomyces platensis tarafından salgılanan platensimsin ve platensin olarak adlandırılan antibiyotik bileşenler yağ asidi sentezini engeller. Aslında yağ asidi sentezi tüm bakterilerin hücre duvarının üretiminde dolayısıyla bakterinin yaşamasında hayati önem taşır. Platensin, platensimisin yağ asit sentezinde bir yerine iki ayrı enzimi bloke eder.

bakteriler

Burada şunu sormak gerekir, bu iki madde neden diğer bakterileri öldürürken, bu iki maddeyi üreten Streptomyces platensis isimli bakteriyi öldürmez. İşte bilim adamlarının da sırrını çözmeye çalıştıkları bu noktadır.

bakteriler

Araştırma sonucunda bakteride platensimycin ve platencin’e karşı direnç sağlamada birbirini tamamlayan iki mekanizma tespit edilmiştir. Bunlar Streptomyces platensis bakterisinde bulunan 2 tane gendir. Bu iki gen yağ asidi sentezini zayıflatır fakat bakterilerin antibiyotiklere karşı dirençlerini sağlar. Bakteriler bu şekilde kendilerini koruyabilir ve bu savunma taktiğini diğer bakterilere aktararak direnç sağlayabilir.

dna

Bakteriler Antibiyotikten Nasıl Kaçarlar?
Bazı bakteriler antibiyotiklere karşı farklı bir yöntem kullanarak direnç gösterirler. Bu bakteriler antibiyotik tedavisi başlayınca uyku konumuna geçerler. Uyku durumuna geçen bu bakteriler antibiyotik tedavisi bitince, tekrar zararlı faaliyetlerine başlamak için “uyanırlar”.

bakteriler

Şimdiye kadar bu bakteriler ile bakteri içinde oluşan toksin madde HipA arasında bir bağlantı olduğu biliniyordu. Fakat bu toksin maddenin hücresel hedefinin ne olduğu ve nasıl bir aktivasyon göstererek bakterinin uyku durumuna geçişini tetiklediği bilinmiyordu. Hebrew Üniversitesi Tıp Fakültesi Profesörü Gadi Glaser ve arkadaşları bu olayın nasıl oluştuğunu tespit etmişlerdir.

bakteri

Antibiyotikler, bu bakterilere saldırmaya başladığında HipA toksin maddesi protein inşasında kullanılacak besinler için gerekli olan kimyasal mesaj zincirini bozar. Bu işlem bakteri tarafından açlık sinyali olarak yorumlanır ve bakterinin kendini uyku durumuna almasına sebep verir. Bu süreç bakterinin antibiyotik tedavisi bitince ve hemen arkasından tekrar aktif hale gelip (uyanıp) zararlı faaliyetlerine başlayıncaya kadar devam eder. Peki, HipA toksin maddesi, kimyasal bir olayın başladığını nasıl fark eder, bunu bozacak karşı harekete nasıl geçer ve bu hareketi, bir strateji olarak nasıl uygular?

hap

Bu arada bakteri de bozulan bu kimyasal düzeneğin ne anlama geldiğini nasıl anlar ve bu tehlikeye karşı bir tedbir alır? Aldığı tedbirin onu koruyacağından nasıl çok emin olur ve bu yüzden ikinci bir alternatif dahi düşünmez?

bakteri
bakteriler

Bakterinin Kusursuz Yapisi Evrim Teorisini Çökertir
Evrim teorisini savunanlar, aslında bakterilerin basit bir yapılarının olmadığını çok iyi bilirler. Bu nedenle, söz konusu mükemmel canlıların özelliklerine değinirken ve sahip oldukları mekanizmaları açıklamaya çalışırken sürekli olarak bir çıkmaz ve tereddüt içindedirler. Mikroskobik bir canlının varlığını açıklamaktan aciz olan evrim teorisinin karşılaşmaktan çekindiği en büyük gerçeklerden biri işte budur. 20. yüzyılın gelişen bilim ve teknolojisi, elektron mikroskobu altında, evrim teorisi yalanını bir kez daha ortaya çıkaran yepyeni bir alemi tanıtmıştır.

bakteri-elektron
bakteriler

Bakterilerin Stratejik Dayanışması
Londra Üniversitesi tarafından yapılan bir başka çalışmada antibiyotiklere karşı bazı bakterilerin direnç göstermelerinde genetik bilgi paylaşımının etkili olduğu anlaşılmıştır.

Bu konudaki çalışma Moleküler Biyoloji Enstitüsü’nden Prof. Waksman tarafından yapılmıştır. Tip IV olarak adlandırılan salgı sistemi bakteri tarafından kullanılarak malzemenin hücre duvarından nakli sağlanır. Tip IV salgı sistemi bakteriler arası genetik bilgi aktarımını sağlar, özellikle de antibiyotiğe karşı dirençli gen aktarımı yapar.

bakterilerin-zararlari

Daha da hayati olanı ise bu nakil işleminin aynı zamanda toksin aktarımında da rol oynaması, ülser, boğmaca öksürüğü ve zatürre gibi diğer pek çok ciddi lejyoner hastalıkların aktarımında görev almasıdır. Araştırmacıların bütünüyle çok kompleks ve görülmemiş bir yapı olarak nitelendirdikleri bakterilerin bu özelliği Yüce Allah’ın yaratma sanatındaki kusursuzluğu gözler önüne serer.

bakteri-enfeksiyon-salmonella

E. Coli üzerinde yapılan çalışmada bakterinin mekanizmasında 2 farklı kompleks yapı olduğu anlaşılmıştır. Bir tanesi hücre dış zarında diğeri de hücre iç zarında mevcut olan bu yapı periplasmayı (iki zar arasında kalan alan) geçerek, birbirlerine çubuk ya da sap benzeri bir yapı ile bağlanırlar. İç ve dış zarda olan bu iki kompleks yapı zarda delikler oluşturarak bilgi akışını –salgıyı- sağlar.Bu genetik bilgi aktarım sistemi ve mekanizmasını bilim adamları tam olarak çözdüklerinde, antibiyotiğe karşı dirençli genlerin aktarımını ve salgısını bloke edebilecek bir yapı ve bileşimi de Allah’ın izni ile geliştirebilirler. Bu da ölümcül hastalıkların antibiyotikler ile tedavisini daha etkili hale getirebilir.

ecoli

İlginç olan bakterinin antibiyotiğe karşı direnç göstermesini sağlayan genetik bilgiyi kendi arkadaşına, düşmana karşı destek olması için aktarmasıdır. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.