Adnan Oktar’ın yanında dayak yiyen biri var mıydı? İşte tahliye olan bayanlar anlattı.

Adnan Oktar grubuna yönelik görülen davanın duruşmasında dayak iddialarının sorulması üzerine sanıklar cevap verdi. 73 tutuklu 226 sanığın yargıladığı dava devam ediyor.

“Biz aylardır hapis yatan bu kadar hanım ‘şiddet görmedik’diyoruz, 3-5 müştekiye mi inanılacak?”

Tahliye olan bayanlardan Tülay Kumaşçı, “Sayın Adnan Oktar ve bizleri zor durumda bırakmak için şiddet iddiaları iddianameye eklenmiş. Müştekiler bize köle iftirası bile atmışlar. Biz aylardır hapis yatan bu kadar hanım ‘şiddet görmedik’diyoruz, 3-5 müştekiye mi inanılacak?” diyerek dayak iddialarının yalan olduğunu söyledi.

Geçtiğimiz hafta tahliye olan Meltem Daban Sn. Adnan Oktar’ın yanında tüm hanımlar çok mutludur. Mutluluğun olduğu bir yerde ise asla şiddet yoktur. “diyerek bayanların mutlu olduğunu dile getirdi. Oktar Babuna’nın eşi; Alev Babuna Adnan Bey’i çok severiz, gördüğüm en fedakar, en sevgi dolu insandır. Herkes Sn. Adnan Oktar’ın yanına gelmek, tanışmak ister. Hiç kimse onun yanından ayrılmak istemez.” Ünlü isimlerden, Esra Saraçoğlu: “Cezaevinden çıkabilmek için bizlere tek seçenek sunuldu, Adnan Bey’e iftira atmak. Adnan Bey’den hep sevgi gördüm. Ölene kadar cezaevinde kalsam yine de iftira atmam. Ölsem, toprak olsam hücrelerim yine Adnan Bey’i bulur.” diyerek çarpıcı sözler söyledi.

Diğer bayan sanıkların savunmaları da şu şekilde:

Ebru Selin Barutçu: Yıllardır Adnan Bey ve arkadaşlarımla beraberim. Hiçbir kimse tarafından hiçbir zaman ne eleştirildim ne de hakarete uğradım.

Eda Babuna: “Şiddet iddiası son derece mantıksız. Yıllardır hakim karşısına çıkıyorum. ‘Dayak yemiyorum’ diyorum ama hakkımda soruşturma açılıyor. Mağdur değilim diyorum, yine soruşturma açılıyor. İtibarsızlaştırmak için yapıyorlar. Annemin müşteki olması için yapıyorlar. Tekrar burada hakim karşısındayım mağdur olmadığımı söylüyorum.”

Gülşah Güçyetmez: “Adnan Bey’den asla talimat almadım, baskı görmedim, şiddet görmedim. Adnan Bey’den her zaman sevgi, saygı ve merhamet gördüm. Her zaman arkadaşlarımın iyiliğini düşünürdü. Adnan Bey’i canım gibi seviyorum, asla iftira atmam.”

Damla Pamir: “Adnan Bey’den asla şiddet ve baskı görmedim. Görseydim hakkımı arardım. Adnan Bey’den her zaman sevgi, saygı ve merhamet gördüm.”-

Aslı Efeoğlu: “Ayça P. cezaevinden çıkamayacak diye çok korkmuştu. Kendini kurtarabilmek için iftira attı. Bu iftiraları asla kabul etmiyorum. Adnan Bey hepimizin iyliği, sağlığı, mutluluğu için çaba harcar.”

Ayşe Koç: “Ece K. sözde darp edildiğine dair iftira atıyor. Ece K. 50 yaşında ve 30 yıldır Adnan Bey’in yanında. Darp edilseydi 30 sene yanımızda durur muydu? Benim anneme ve babama Adnan Bey’i nasıl sevdiğini anlatır mıydı?

Didem Rahvancı: “Söylediklerinin hiçbirini kabul etmiyorum. Sayın Adnan Oktar’dan asla şiddet, kötü söz, en ufak taciz görmedim. Adnan bey sevgi insanıdır, kimseye de kıyamaz.”

Yasemin Kiriş: Bahar B. Özkan M. tarafından tehditle iftira atmaya zorlanmış. Bu iftiralar karanlık, hasta bir ruhun senaryoları. Çirkin iftiraların aksine hiçbir şekilde şiddet, baskı, zora ve tacize maruz kalmadım.

Meltem Daban: Beril K. ve Çağla Ç. cezaevinde 6 ay boyunca Adnan Bey’e sevgi mektupları yazmışlardı. Mektuplarından cezaevinden çıktıktan sonra Adnan Bey’i görme hayallerinden bahsediyorlar. Şiddet görmüş olsalar neden Adnan Bey’i sonraki yıllarda da görmeyi hayal etsinler?

Duygu Altınok: Sırf Sn. Adnan Oktar’ı itibarsızlaştırmak için güya korku ortamı varmış, kadınlara güya şiddet uygulanıyormuş gibi iftiralar atıyorlar. Ben hür irademle, ‘asla şiddet, taciz, hakaret hiçbirini yaşamadım’ diyorum, kabul edilmiyor. Ama müştekilerin bütün iftiraları kabul ediliyor. Neden böyle bir ayrım yapılıyor?

Sinem Tezyapar: Dayak konusu etkin pişmanlıktan faydalanan herkese söyletilmiş. Bütün bayanlar güya dayak yiyor deniliyor. Bu yalanlar, bayanların bir daha Adnan Oktar’ın yanına gelmemesi için söyleniyor. Biz güya hep dayaklar yiyoruz ama 1999’da Adnan Bey 9 ay hapis yattı yine bekliyoruz, sonrasında da yıllardır bekliyoruz öyle mi?

2 thoughts on “Adnan Oktar’ın yanında dayak yiyen biri var mıydı? İşte tahliye olan bayanlar anlattı.

  1. Çok kısaca Eskişehir H Tipi Cezaevinde 17 ay kaldığım süre ile ilgili yazmak istiyorum. Ben bir arkadaşımla aylarca 23 kişilik kalabalık koğuşta, şizofren hastalarıyla, uyuşturucu satıcıları ve katillerle kaldım. Hayatımız boyunca asla göremeyeceğimiz bir ortamdı ve imtihan yaklaşık 8 yerden birden geliyordu. Koğuş içinde çok ciddi kavgalar oluyordu ve hayati tehlikemiz vardı. Ama ben “asla kendimi kurtarmak için kimseye iftira atmam, gerekirse ölürüm” diyerek o koğuşa girdiğimi çok iyi hatırlıyorum. Görüşüme de kimse gelemediği için neredeyse koğuştan hiç çıkmadım ve kardeşlerimi de neredeyse hiç görmeden 17 ay geçirdim. Burada amaç hepimizin Adnan Bey’den şikayetçi olmamızdı. Asla imzayı atıp çıkmadım. Adnan Bey’i canımdan çok seviyorum, asla da ayrılmam. Şikayetçi olanlar 30 yıllık kardeşlerimiz, çok korkunç cezaevi şartlarına dayanamadılar, gerçek budur.

  2. 30 Yıldır Adnan Bey ve arkadaşlarımı tanıyorum. 30 yıl demek geceli gündüzlü çok uzun bir zaman demek. Ben 30 yıldır çok mutluyum, Adnan Bey ve arkadaşlarımla tanışmış olmak, onlarla bu kadar uzun bir arkadaşlık süresi geçirmiş olmaktan son derece mutluyum. Ben Adnan beyin şahsından ve tüm arkadaşlarımdan hep ilgi, alaka, iltifat, hoş ve güzel sözler, neşe sevinç, güzel ahlak, fedakarlık, kibarlık, nezaket, zarafet gördüm. 11 Temmuz sabah 5 den itibaren tüm bu başlayan gözaltı ve iftiralarla hapsedilmemiz sürecinde ise yaşatıldığımız ortamlar sebebiyle cezaevlerinde çok olumsuz koşullar altında olacak şekilde tam tersini gördüm. Ben cennet gibi bir hayatın içinde yaşıyorken bizi hiç bir suçumuz olmadığı halde evlerimizden toplayarak, ailelerimizden sevdiklerimizden ayırarak uyuşturucu satıcılarının, müptezellerin, travestilerin, Aids hastalarının, ağzı bozuk, küfürbaz hırsız ve katillerin yanına koydular. Hakareti, darbı, her türlü şiddeti ve her türlü aşağılık tavrı ben 18 ay cezaevinde kalarak gördüm. Buradan kurtulmak için tek yapılması istenen şey ise Adnan Bey ve diğer arkadaşlarıma iftira atmamdı. Asla böyle bir şey yapmam yapamam, bunu yapmak yerine ölmeyi tercih ederim. Bu yüzdende yılmadan cezaevinde yattık, delikanlı gibi çıktık. Bunu yapamayanlar ise dayanamayıp iftira atmak durumunda kaldılar. Adnan Bey ve benim tüm arkadaşlarım tertemiz masumlar, samimi, halis dindar müslümandır, onlar benim canımdan çok sevdiğim dünya ahiret arkadaşlarım canlarım, kardeşlerim. Allah dünyada ve ahirette bizleri beraber kılsın inşaAllah.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.