“Nöbet denilmiş ama nöbet yok! Mangal yakıyorduk, yemek yiyorduk, sohbet ediyorduk.”

Adnan Oktar davasının duruşmasında etkin pişmanlıktan yararlananıp hapisten çıkanlar, nöbet tutmanın zorunluluğundan bahsettiler. 73 tutuklu 226 sanığın yargılandığı davanın görülmesine etkin pişmanlıktan yararlananların ifadelerinin alınmasıyla devam edildi. İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya beşi tutuksuz sanık, bazı müştekiler ve taraf avukatları katıldı. Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan tutuksuz bir sanık “Aslanlar diye bir WhatsApp grubu vardı. Burada nöbet listesi paylaşılıyordu. Herkes o listedeki sıraya göre Dragos’ta nöbet tutardı.” dedi. Fakat 226 sanığın ifadesinde “nöbet tutma diye bir şey yok, arkadaşlarımızı görmeye gidiyorduk!” ifadeleri yer aldı. İşte sanıkların verdiği ifadelere göre nöbet!

Korkut Yasa: Nöbeti ben orada bulunmak olarak algılarım. Ben zaten orada bulunuyorum, bahçede otururum, laptopumu alır çalışırım. Bir kere bayanların olduğu yerde yangın çıktı, hemen söndürdük, bir kere su bastı müdahale ettik.

Ebru Selin Barutçu: Akşamları stüdyoya arkadaşlarımla sohbet etmeye giderdim. Mangal yapardık, ince saz grubumuz vardı, Türk sanat müziği icra ederdik, yemek yapardık.

Yasemin Mert: “Çok sevdiğim arkadaşlarımla bir araya gelip mangal yakıyorduk, yemek yiyorduk, sohbet ediyorduk. Buna nöbet tutma denmiş. Her şey saptırılmış dava dosyamızda. Nöbet tutma iftirasını asla kabul etmiyorum.”

Kimi kahveye gider, kimi kuş sevenler derneğine gider. Bende Müslümanların yanına giderim.

Tarık Koç: Kimi ticaretinden arta kalan zamanlarda kahveye gider, kimi kuş sevenler derneğine gider. Bende Müslümanların yanına giderim. Allah ayetinde: ‘Kalpler Allah’ı anmaklar mutmain olur’ diyor. Bende oraya gidiyordum. Kuran okurduk, sohbet ederdik.

Normalde babam Hikmet Koç ile birlikte yaşıyorum. Sosyal hayatımdan ve ticari hayatımdan geri kalan vakitlerde arkadaşlarımla birlikte Allah’ı andığım Dragos’a giderim. Gece muhabbet güzel oluyor, Kuran okuyoruz. Böyle gecelerde orada kalıyorum.

Mehmet Murat Atmaca: Ben genelde ticaretle uğraşıyorum. Akşam buluşacak bir yerimiz olmasa ben nereye gideceğim? Ben oraya güzel yemek yemeye dahi giderdim, film seyretmeye gittiğim oldu. ‘Asker gibi giderdi, devriye atardı’ diye bir şey yok.

Coşkun Varlıbaş: Nöbet diye bir şey yok. Silahlı şekilde bir yerde bekleme diye bir şey yok. Emekli insanlar lokallere gidiyor. Ben de işten sonra çok sevdiğim stüdyoya gidiyorum. Bu nöbet değil, sosyal yaşam.

Dava, etkin pişmanlıktan yararlananların savunmalarının alınmasıyla devam ediyor. 91 sanığın tahliyesine karar verilmişti.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.