İslam’da kadının el üstünde tutulduğunun 30 kanıtı

Allah Kuran’da kadının değerli olduğunu bildirmiştir

Allah Kuran’da Hz. Meryem’i bir bitki gibi yetiştirdiğini bildirmiştir. Allah’ın Hz. Meryem’e olan ilgisi, onu alemlerin kadınlarına üstün kılması, O’nun kadınların üzerindeki merhametini, sevgisini göstermektedir.
“Bunun üzerine Rabbi onu güzel bir kabulle kabul etti ve onu güzel bir bitki gibi yetiştirdi. (Al-i İmran 37)

Hani melekler: “Meryem, şüphesiz Allah seni seçti, seni arındırdı ve alemlerin kadınlarına üstün kıldı,” demişti. (Ali İmran Suresi, 42)

Allah Kuran’da kadını ve erkeği eşit tutmuştur

İslam ahlakına göre, asıl önemli olan bir insanın kadın ya da erkek olması değil, Allah’a derin bir iman ve Allah korkusuyla bağlanmış olmasıdır. Allah’ın emir ve yasaklarına titizlikle uyması, Kuran ahlakını en güzel şekilde yaşamaya çalışmasıdır. Allah Katında asıl değer görecek olan kişinin bu özellikleri olacaktır. Allah Kuran’da kadın olsun erkek olsun iman eden bir kimsenin sahip olması gereken özellikleri şöyle açıklamıştır:

Mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin velileridirler. İyiliği emreder, kötülükten sakındırırlar, namazı dosdoğru kılarlar, zekatı verirler ve Allah’a ve Resulü’ne itaat ederler. İşte Allah’ın kendilerine rahmet edeceği bunlardır. Şüphesiz, Allah, üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir. (Tevbe Suresi, 71)

Allah kadına da erkeğe de belirli bir ömür süreci belirlemiş, her ikisini de Kuran’dan sorumlu tutmuş, her ikisine de hayatlarının her anında kendilerine doğruyu ilham edecek bir vicdan vermiş, nefsi ve şeytanı her ikisine düşman kılmıştır. Dünya hayatındaki imtihanın gereği olarak, tüm bu şartlar karşısında kadın ya da erkek olsun her kim güzel ahlak gösterip salih amellerde bulunursa, Allah o kişilerin dünyada ve ahirette en güzel karşılığı bulacaklarını bildirmiştir:
… Şüphesiz Ben, erkek olsun, kadın olsun, sizden bir işte bulunanın işini boşa çıkarmam. Sizin kiminiz kiminizdendir. İşte, hicret edenlerin, yurtlarından sürülüp-çıkarılanların ve yolumda işkence görenlerin, çarpışıp öldürülenlerin, mutlaka kötülüklerini örteceğim ve onları, altlarından ırmaklar akan cennetlere sokacağım. (Bu,) Allah Katından bir karşılık (sevap)tır. (O) Allah, karşılığın (sevabın) en güzeli O’nun Katındadır. (Al-i İmran Suresi, 195)

Bir başka ayette ise Allah, “Erkek olsun, kadın olsun, bir mümin olarak kim salih bir amelde bulunursa, hiç şüphesiz Biz onu güzel bir hayatla yaşatırız ve onların karşılığını, yaptıklarının en güzeliyle muhakkak veririz.” (Nahl Suresi, 97) şeklinde buyurarak, erkek ya da kadın, kim olursa olsun, tüm insanların dünyada ve ahirette hiçbir haksızlığa uğratılmadan eksiksiz olarak karşılık göreceklerini hatırlatmıştır.

Allah Kuran’da, “Erkek olsun, kadın olsun inanmış olarak kim salih bir amelde bulunursa, onlar cennete girecek ve onlar, bir ‘çekirdeğin sırtındaki tomurcuk kadar’ bile haksızlığa uğramayacaklardır.” (Nisa Suresi, 124) ayetinde, samimi iman ettiği sürece, kişinin kadın ya da erkek olmasının hiçbir önemi olmadığını, hiçbir haksızlığa uğramaksızın, mutlaka Allah’ın rahmeti ve cenneti ile karşılık göreceğini hatırlatmıştır.

Kim bir kötülük işlerse, kendi mislinden başkasıyla ceza görmez; kim de –erkek olsun, dişi olsun- bir mü’min olarak salih bir amelde bulunursa, işte onlar, içinde hesapsız olarak rızıklandırılmak üzere cennete girerler. (Mümin Suresi, 40)

Allah, Kuran’da müminlere olduğu gibi, inkar edenler hakkında bilgi verirken de kadınlara ve erkeklere aynı şekilde hitap etmektedir. Allah, inkar eden kadınlar ile inkar eden erkeklerin, münafık kadınlar ile münafık erkeklerin ve müşrik kadınlar ile müşrik erkeklerin de ahiret gününde aynı şekilde karşılık göreceğini, cinsiyetlerinden dolayı farklı bir durum ile karşılık görmeyeceklerini bildirmektedir.

Allah Kuran’da anneye önem vermiştir

İnsanın anne ve babası, çocuklarının iyi bir eğitim alıp güzel bir ahlak kazanabilmesi, hem kendisine hem de çevresindeki insanlara fayda getirecek hayırlı bir insan olabilmesi için büyük çaba harcarlar. Yıllar boyu bu amaçla maddi manevi pek çok fedakarlık üstlenirler. İnsanın, kendisine verilen bu emeği takdir edebilmesi ve bu özverili ahlaka, saygı ve hürmetle karşılık vermesi gerekmektedir. Allah Kuran’da müminin bu sorumluluğunu şöyle bildirir:
Biz insana, anne ve babasına (karşı) güzelliği (ilke edinmesini) tavsiye ettik… (Ankebut Suresi, 8)

Tüm sosyal yaşantıda ve evlilikte kadına karşı sevgi dolu, saygılı yaklaşılmalıdır.
Sevgiyi, saygıyı ve sadakati kalıcı kılan, iman, Allah korkusu ve güzel ahlaktır. Bir insanı, imanı ve ahlakı için seven kişi, evlilik konusunda da karşısındaki kişiye karşı son derece saygılı, sadık ve güzel ahlaklı olacaktır. Kuran ahlakına uygun olarak her koşulda, şefkat, merhamet, adalet ve hoşgörüyle yaklaşacak, bunun Allah’ın kendisine yüklediği önemli bir sorumluluk olduğunun bilinciyle hareket edecektir. Allah Kuran’da evlilikte kadın ve erkeğin birbirlerine karşı olan sorumluluklarını “… Onlar, sizin örtüleriniz, siz de onlara örtüsünüz…” (Bakara Suresi, 187) ayetiyle bildirmektedir.

Kadına karşı merhamet esastır

Bunun yanı sıra Allah bir başka ayette de “Onda ‘sükun bulup durulmanız’ için, size kendi nefislerinizden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet kılması da, O’nun ayetlerindendir. Şüphesiz bunda, düşünebilen bir kavim için gerçekten ayetler vardır.” (Rum Suresi, 21) ifadesiyle, evlilikte ‘sevgi ve merhamet’ kavramlarının önemine dikkat çekmiştir. İman edenler evlilikte, karşılıklı olarak, birbirlerini Allah’ın kendilerine olan bir nimeti ve emaneti olarak görür, bundan dolayı da birbirlerine büyük değer verirler.

Kadına, boşanıldığında da en güzel şekilde davranılmalıdır

Allah’ın razı olacağı tavrın, şartlar ne olursa olsun, Kuran ahlakına ve vicdanlarına uygun bir ahlak göstermeleri olduğunu bilirler. Bu nedenle, boşanma söz konusu olduğunda da gösterecekleri tavır yine güzel ahlaka en uygun olan tavırdır. Allah Kuran’ın “Kadınları boşadığınızda, bekleme sürelerini tamamlamışlarsa, onları ya güzellikle tutun ya da güzellikle bırakın…” (Bakara Suresi, 231) ayetiyle, insanlara boşandıkları eşlerini güzellikle bırakmalarını bildirmiştir. Müminler bu konuda son derece titiz davranırlar.

Boşandıktan sonra bile kadının ihtiyaçları eski eşi tarafından karşılanmalıdır

Allah Kuran’da, boşanan kadının geçimini sağlaması amacıyla, maddi açıdan güvence altına alınmasının, Kendisi’nden korkup sakınan her mümin erkeğin üzerine bir yükümlülük olduğunu bildirmiştir:
(Kocası tarafından) Boşanan (kadın)ların maruf (meşru) bir tarzda yararlanma (ve geçim pay)ları vardır. Bu, sakınanlar üzerinde bir hak (borç) tır. (Bakara Suresi, 241)

Geniş-imkanları olan, nafakayı geniş imkanlarına göre versin. Rızkı kısıtlı tutulan da, artık Allah’ın kendisine verdiği kadarıyla versin. Allah, hiçbir nefse ona verdiğinden başkasıyla yükümlülük koymaz. Allah, bir güçlüğün ardından bir kolaylığı kılıp-verecektir. (Talak Suresi, 7)
Ayetlerden de anlaşılacağı gibi, Allah geniş imkanlara sahip zengin bir kişiyi de, kısıtlı maddi gücü olan fakir kişiyi de bu konuda sorumlu tutmuş, her birine kendi imkanları oranında yardımda bulunmalarını bildirmiştir.

cute little baby and her mother smiling

Allah’ın Kuran’da bildirdiği, kadınların korunmasına yönelik tedbirlerden bir diğeri ise, boşanan kadınların sahip oldukları mal varlıklarına ilişkindir. Allah “Bir eşi bırakıp yerine bir başka eşi almak isterseniz, onlardan birine (öncekine) yüklerle (mal ve para) vermişseniz bile ondan hiçbir şey almayın. Ona iftira ederek ve apaçık bir günaha girerek verdiğinizi alacak mısınız? Onu nasıl alırsınız ki, birbirinize katılmış (birleşerek içli-dışlı olmuş)tınız. Onlar sizden kesin bir güvence (kuvvetli bir ahid) de almışlardı.” (Nisa Suresi, 20-21) ayetleriyle, boşanma durumunda erkeğin, evli olduğu süre içerisinde eşine vermiş olduğu hiçbir şeyi geri almamasını bildirmiştir.

Kadınlara hiç bir zaman zarar verilmemesi gerektiği söylenmiştir.
Allah, Kuran’ın “(Boşadığınız) Kadınları, gücünüz oranında oturmakta olduğunuz yerin bir yanında oturtun, onlara ‘darlık ve sıkıntıya düşürmek amacıyla’ zarar vermeyin. Eğer onlar hamile iseler, yüklerini bırakıncaya (doğumlarını yapıncaya) kadar onlara nafaka verin. Şayet sizler için (çocuğu) emzirirlerse, onlara ücretlerini ödeyin. (Durum ve ilişkilerinizi) Kendi aranızda maruf (güzellikle ve İslam’a uygun bir tarz) üzere görüşüp-konuşun. Eğer güçlük içine girerseniz, bu durumda (çocuğu) onun (babası) için bir başkası emzirebilir.” (Talak Suresi, 6) ayetiyle, boşanma sonrasında kadınların gerek maddi gerekse manevi anlamda tüm ihtiyaçlarının güvence altına alınabilmesi için gösterilmesi gereken ahlak özelliklerini insanlara bildirmiştir.

Kuran’da kadınların koruyup kollanması, baskı altına alınmaması gerektiği bildirilmiştir

Allah Kuran’da kadınların toplumsal yaşamın her aşamasında en güzel şekilde korunup kollanmalarına yönelik pek çok tavsiyede bulunmuştur. Bunlardan biri de, kadınların mallarına zorla mirasçı olunmaya çalışılmamasıdır. Allah Kuran’ın “Ey iman edenler, kadınlara zorla mirasçı olmaya kalkışmanız helal değildir. Apaçık olan ‘çirkin bir hayasızlık’ yapmadıkları sürece, onlara verdiklerinizin bir kısmını gidermeniz (kendinize almanız) için onlara baskı yapmanız da (helal değildir.) Onlarla güzellikle geçinin…” (Nisa Suresi, 19) ayetiyle, müminlere bu konuyu hatırlatmıştır.

Cinsiyet önemli değil, insanın gösterdiği ahlak önemlidir.
Şüphesiz, Müslüman erkekler ve Müslüman kadınlar, mü’min erkekler ve mü’min kadınlar, gönülden (Allah’a) itaat eden erkekler ve gönülden (Allah’a) itaat eden kadınlar, sadık olan erkekler ve sadık olan kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, saygıyla (Allah’tan) korkan erkekler ve saygıyla (Allah’tan) korkan kadınlar, sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, ırzlarını koruyan erkekler ve (ırzlarını) koruyan kadınlar, Allah’ı çokça zikreden erkekler ve (Allah’ı çokça) zikreden kadınlar; (işte) bunlar için Allah bir bağışlanma ve büyük bir ecir hazırlamıştır. (Ahzab Suresi, 35)

Resulullah (sav) kadınlarla sohbet eder, onlara nezaketli ve güzel davranırdı

Hazreti Peygamber (sav), kendisini görmeye gelen kadınlara iltifat eder, onlarla yakından ilgilenir, hal ve hatırlarını sorar* hatta bazen üzerine oturmaları için cübbesini yere serdiği** ifade edilir.  (*İbn Kuteybe, Uyunu’l- Ahbar, III, 15; el-Belazuri, Ensab, I, 98; İbnu’l-Esir, Usdu’l-Ğabe, VII, 47.) (**İbn Şebbe, Tarih’ul-Medine, II, 421; el-Halebi, İnsan, I, 34)

Hz. Peygamber (sav) hanımların yanına girerken her birine selam verip, hal ve hatırlarını sorardı, onların dertlerini dinlerdi. (Ebu Davud, Sünen, V, 383 (Edeb, 148/5204); İbn Abdirabbih, el-İkdu’l-Ferid, II, 186)

Enes (ra) anlatıyor: “Resulullah (sav) kadınların ve çocukların da düğüne geldiğini görünce ayağa kalktı ve ‘Allah şahidim ki, siz bana insanların en sevimlisisiniz’ buyurdu. Bu sözü üç defa tekrarladı.” (Buhari, 8/114. Müslim, 7/174)

Resulullah (sav), hanımların da olması şartıyla davetleri kabul etmişti

Hz. Peygamber (sav)i bir gün yemeğe davet etmişlerdi. Hz. Peygamber böyle bir davete katılmasının şartı olarak “Hanım olursa” kaydını koymuştu. (Müslim, Eşribe139)

Resulullah (sav), hanımlarıyla şakalaşır, onlara güzellik sunardı

Resulullah’ın hanımı Safiyye’den rivayet edildiğine göre; Safiyye, Resulullah’ı Ramazan’ın son on gününde itikafta iken ziyaret etti. Bir müddet Resulullah (sav) ile sohbet etti, sonra ayrılmak için ayağa kalktı. Resulullah (sav) de onunla beraber ayağa kalktı ve onu uğurladı. (Buhari, 5/186. Müslim, 7/8)

Resulullah (sav) şöyle buyurur: “Kadınlar, erkeklerin emsalleridir.” (Sahihu’l-Camii’s-Sağir, hadis no:2329)

Ömer b. Hattab der ki: “Biz, cahiliye döneminde kadınları insandan saymazdık. İslam gelip Yüce Allah kadınlardan bahsedince, onların da bizim üzerimizde haklarının olduğunu gördük.” (Buhari, 12/418)

İmam Şevkani der ki: “Alimlerden hiçbirinin, Ravisi kadındır diye bir hadisi reddettikleri nakledilmemiştirÜmmetin, yalnızca bir kadın sahabeden rivayetle kabul ettiği pek çok hadis vardır. Bu gerçeği, az da olsa hadis ilminden nasiplenen hiç kimse inkar edemez.” (İmam Şevkani, Leylü’l-evtar, 8/122)

Hz. Ebu Hüreyre anlatıyor: “Resulullah, (sav) ‘Kadınlara iyi davranın’ buyurdu.” (Buhari, 11/162. Müslim, 4/178)

Peygamberimiz (sav) döneminde hanımlar toplum içinde öndeydi

Ümmü Atiyye şöyle anlatıyor: “Bayram günü dışarı çıkmakla emrolunduk. Hatta genç kızlar, kadınlar bile dışarı çıktılar. Erkeklerin arkasında, onlar da tekbir getirerek, dua ediyor ve bugünün hürmetine günahlarından temizlenmek istiyorlardı.” (Buhari, 1/439)

Allah Kuran’da Müslümanların temiz bakımlı olmalarını söylemiştir.

Ey Ademoğulları, her mescid yanında ziynetlerinizi takının. Yiyin, için ve israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez. (Araf Suresi, 31)
Elbiseni temizle. (Müddesir Suresi, 4)

Kadınların kıyafetlerine karışmak, yasaklar koymak Kuran’a uygun değildir.
De ki: “Allah’ın kulları için çıkardığı ziyneti ve temiz rızıkları kim haram kılmıştır?” De ki: “Bunlar, dünya hayatında iman edenler içindir, kıyamet günü ise yalnızca onlarındır.” Bilen bir topluluk için ayetleri böyle birer birer açıklarız. (Araf Suresi, 32)
Allah, size kolaylık diler, zorluk dilemez. (Bakara 185)

Dinde zorlama (ve baskı) yoktur.(Bakara 256)

Kuran’da üzülmek haramdır, kadın da, erkek de, gülmesi mutlu olması gerekmektedir.
Allah’ın rahmetinden umut kesmeyin. Çünkü kafirler topluluğundan başkası Allah’ın rahmetinden umut kesmez.” (Yusuf Suresi, 87)
Gevşemeyin, üzülmeyin; eğer (gerçekten) iman etmişseniz en üstün olan sizlersiniz. (Ali İmran Suresi, 139)

Kadın’a özgürlük vermeyen, değer vermeyen toplum yıkılmaya mahkumdur. Bağnazlığın yaşandığı tüm ülkelerde, kadın 2. sınıf olarak görülmektedir, sevilmemektedir. Allah hiç birine huzur ve bereket vermemektedir. Çünkü Kuran’a uyulmadan, hurafelere göre siyaset yapmaya çalışan, kadına değer vermeyen bir toplumun başarılı olması mümkün değildir.

Sevginin, neşenin, güzel ahlakın olmadığı, kadınların baskı altında olduğu, değer verilmediği, çocukların olmadığı bir dünya cehenneme döner. Allah, kadrini hakkıyla takdir edelim, sanatını görelim diye, kadını, estetik, güzel, narin, sevgi dolu yaratmıştır. Dünyayı cennete çevirmek için, gerçek Kuran ahlakına göre yaşamalı ve kadına bakış açımızı yenilemeliyiz. Allah ancak dünyaya bu şekilde huzur ve bereket verir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.