GÜZEL ARKADAŞLIKLAR İÇİN BİLMENİZ GEREKEN 12 MADDE

Eğer arkadaşlarınızın sizinle yeterince vakit geçirmediğini düşünüyorsanız onlarla vakit geçireceğiniz planları siz yapın, onları davet edin. Sonuçta asıl istediğiniz onlarla vakit geçirmek.

Eğer zahmet edip sizi görmeye gelmediklerinden şikayetçiyseniz onların olduğu yerlerde plan yapın, kalkın siz gidin. Yol kat etmek, yorulmak, külfet çekmek ve masrafa girmek gibi fedakarlıkların hepsini siz yüklenin. Sonuçta amacınız görüşmek değil miydi?

Eğer sizi sevmediklerini düşünüyorsanız, kendinizde sevilecek özelliklerinizi arttırın. Ve insanların size nasıl sevgi göstermesini istiyorsanız siz de onları öyle sevin.

Eğer başkasındaki güzellikleri kıskandığınızı hissediyorsanız, gördüğünüz her şeyi Allah’ın sizin için yarattığını hatırlayın. Mesela başkasının sahip olduğu lüks bir arabayı Allah sizin görmeniz için yaratmıştır, onu sizin görüntünüzde var eden Allah’a şükredin.

Eğer yakınlarınızın size kırıcı üslupla konuştuğunu düşünüyorsanız, kendinize sıkça o kişinin iyi yönlerini hatırlatın. İnsan ilişkileri zordur, çünkü kimse mükemmel değildir. İnsani hatalar yapabilirler; affedin, boşverin geçin. İki insan, ikisi de çok vicdanlı, çok iyi insanlar olsa da bazen karakter yapıları uyumsuz olduğu için sorun yaşayabilirler.

Sorun yaşadığınızda bunun insan ilişkilerinin doğasında olan kaçınılmaz bir durum olduğunu hatırlayın ve büyütmeyin. Kusursuzu aramayın. Çevrenizdekiler harama girmediği sürece kendine özgü karakter özelliklerini hoşgörün.

Eğer kimsenin sizin ihtiyaçlarınızla ilgilenmediğini düşünüyorsanız onlara bir ihtiyaçları olup olmadığını sorun. Mesela dertleşmek istiyorsunuz ama “kimse derdimi sormuyor” diye mi düşünüyorsunuz. Belki kendi dertleriyle meşgul oldukları içindir. Siz onların halini hatırını sorun.

İnsanların yaptıkları hataları içinizde biriktirmeyin. Gerçekten ve tam olarak affedin. Yani tüm yaşananları unutun. Mesela sürekli şikayetçi üslup kullanan biriyle uzun süre vakit geçirdikten sonra, ellinci günde söylediği ilk minik şikayet cümlesinde büyük bir tepki mi gösteriyorsunuz? Bu, sizin hatanız. Biriktirmişsiniz ve o güne kadar ettiği bütün şikayetlere toplu şekilde bir kerede kızıyorsunuz. Biriktirmeyin. Affedin.

Ya da bu konuda tolerans göstermekte zorlanıyorsanız onu baştan uyarın, güzellikle söyleyin. Kendisini düzeltmekte zorlanırsa, şikayet ettiği konuların olumlu yanlarından ya da çözüm yollarından bahsedin ve ondan da böyle bir üslup beklediğinizi belirtin. Bunları birkaç kez yapmanız gerekecektir; yapın. Sonunda bunlar da işe yaramadıysa şikayet ettiği zamanlarda onun yanından uzaklaşın. Sürekli bir arada bulunmanızın verdiği bir ilişki yorgunluğu neticesinde farkında olmadan şikayet ediyor da olabilir, başka arkadaşlar edinin ve hep beraber görüşün. Onun sizsiz arkadaşlarıyla da görüşmesini de teşvik edin.

İnsanlar en yakınları ile hatalı bir samimiyet anlayışı kurabiliyorlar. Mesela en bakımsız halleriyle bir yabancının karşısına çıkmazken en yakınlarının karşısına çıkabiliyorlar, hallerinden utanmak akıllarına bile gelmiyor. Halbuki samimiyet, en yakınlarının yanındayken en özenli olmayı gerektirir.

Bu samimiyet hatası psikolojik konularda da kendisini gösterebilir. Mesela öz-saygısı düşük, yani kendisi hakkında sürekli alaycı konuşan ya da kendisini kötüleyen insanlar en yakın arkadaşları hakkında da öyle davranabilirler. Bir şey düştüğünü duyunca; “kesin Ayşe düşürmüştür” derler mesela. Herkesin içinde Ayşe’nin sakar olduğundan bahsetmek ayıp gibi gelmez çünkü kendi sakatlıklarıyla da dalga geçiyorlardır. Ayşe’yle olan samimiyetinden dolayı kendisini Ayşe’yle eşitlemiştir.

Ya da birisine; “Ayşe seni çok kıskandı” derler mesela. Bu, onlara Ayşe’yi kötülemek gibi gelmez, sanki kendi kendisinden bahsetmek gibi gelir.
Birisi borç istediğinde parası yoksa Ayşe’den alır; halbuki paran yoksa kimseye borç veremezsin, Ayşe’den isteyemezsin, Ayşe’ye bu konuda emrivaki yapamazsın.

Ya da üçüncü bir kişi kendisinden yorucu bir şey yapmasını istediyse ama kendisinin vakti yoksa; “Ayşe yapsın” der, başkasından istemez, çünkü Ayşe en yakınıdır. Bu durumda Ayşe pek tanımadığı bu üçüncü kişi için uğraşmak zorunda kalır.

Bunu aile içi ilişkilerde çok sık görürsünüz. Herkese ayıp olur ama canı gibi sevdiği kişiye ayıp olmaz, ona istediği gibi davranır.

Bu hemen hemem her insanda olan bir zaaftır; farkında olmadan gelişir. Bu nedenle bu konuda çok dikkatli olmak ve doğru davranmak gerekir. En yakınlarınıza iyi davranın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.