Dikkatinizi ‘Güzel’e Verin

Dünya hayatı cennetle cehennemin karışımı gibidir. İçinde hem cennet özellikleri barınır, hem de cehennem özellikleri. Hem lezzetli yiyecekler, mis kokular, şık giysiler, sağlıklı olmak, gençlik, temiz hava, sevimli canlılar, güzel çiçekler, lüks araçlar, hoş dekore edilmiş evler ve en önemlisi çok candan, çok sevgili, samimi, dindar insanlar…

Bunlardan birkaçı mutlaka hayatınızda mevcuttur. Allah Kuran’da, cennetteki bazı nimetlerin dünya hayatındakileri hatırlattığını şöyle haber vermiştir:

(Ey Muhammed) iman edip salih amellerde bulunanları müjdele. Gerçekten onlar için altlarından ırmaklar akan cennetler vardır. Kendilerine rızık olarak bu ürünlerden her yedirildiğinde: “Bu daha önce de rızıklandığımızdır” derler. Bu, onlara, (dünyadakine) benzer olarak sunulmuştur. Orada, onlar için tertemiz eşler vardır ve onlar orada süresiz kalacaklardır. (Bakara Suresi, 25)

Bununla beraber, aslında cehenneme ait olan pek çok eksiklik, zorluk, pislik, acı, kötü insanlar, hastalık ve yaşlılık da hayatın bir parçasıdır. Allah imtihanın bir gereği olarak cennet ve cehennem özelliklerini dünyada eşit oranda yaratmıştır.

Müminler, Allah tarafından cennet için yaratılmışlardır. Dolayısıyla içlerinde cennete karşı güçlü bir hasret duyarlar. Dünyada karşılaştıkları cehennem özelliklerinden, cehennemden gelmiş olan insanlardan çok daha fazla rahatsızlık duyarlar.

Cennet özelliklerine karşı ise algı hassasiyetleri çok daha fazla olur; çoğu insanın farkında dahi olmadığı detay güzellikleri fark ederler.

Pis kıyafetler, pis yiyecekler, pis mekanlar, tartışmacı bir karakter sergilemek, kendini nefsinin mutsuzluğuna teslim etmek; çevrenizdeki hemen herkesin ortak noktası gibidir. Sorulduğunda kendileri de bu durumdan şikayet etseler de, düzeltmek adına hiçbir çabaları olmaz, kendi cehennemlerini şuursuzca sürdürürler.

Yalnızca çok samimi, kaliteli, Allah’a aşık, sevgi dolu insanlar sürekli çevrelerini güzelleştirmeye, yakınlarındaki insanlara iyilikte bulunmaya ve iyiden yana olmaya gayret gösterirler.

Bunlar, bir kedinin burun hareketlerinin sevimlilik, bakışlarındaki samimi ifade gibi detayları bile görebilen; çevresinde cennetin özelliklerini arayan insanlardır.

Allah’a derin imanlarının bir sonucu olarak, Allah’ın kendileri için yarattığı nimetlere karşı ülfet içinde olmaz; coşkulu bir sevgi beslerler. Sevgilerinin kaynağı, Allah aşkıdır. Ve sevgi, cennetin başlıca özelliğidir.

Siz de her zaman cenneti arayın, cenneti özleyin. Cennet fıtratında yaratılmış asil bir ruha sahip olmanın vakarını hissedin.

Sizi aşağı çeken, cehennem ehline mensup insanları –tavırlarını ısrarla sürdürüyorlarsa- hayatınızdan uzaklaştırın. Güzel insanların yanında olun. Allah’ı çok anın. Deli aşık ruha sahip olmayı en kıymetli hedefiniz olarak belirleyin.

“Bundan böyle” dedim. “Rabbinizden mağfiret isteyin; çünkü gerçekten O, çok bağışlayandır. (Öyle yapın ki,) Üzerinize gökten sağanak (bol miktarda yağmur) yağdırsın. Size mallar ve çocuklarla yardımda bulunsun. Size (ürün yüklü) bağlar-bahçeler versin, ırmaklar da versin. Size ne oluyor ki, Allah’tan bir vakarı ummuyorsunuz? Oysa O, sizi gerçekten tavır tavır yaratmıştır.” (Nuh Suresi, 10-14)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.