Adnan Oktar Mahkemede FETÖ Hakkında Neler Söyledi?

İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri Ceza ve İnfaz Kurumları Yerleşkesi karşısında görülen duruşmaya tutuklu sanık Adnan Oktar’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda tutuklu ve tutuksuz sanık katıldı. Duruşmada taraf avukatları da yer aldı.

Adnan Oktar konuşmasının başında kendisinin, devletine bağlı, milliyetçi ve her zaman Türkiye’nin bekasını esas alan yerli ve milli bir kişiliği olduğunu söyledi.

SAVUNMASI 4 GÜN SÜRDÜ

Hafta başında başlayan duruşma, tutuklu sanık Adnan Oktar’ın hazırlanan ek iddianameye karşı savunmasının alınması ile devam etti. Ek iddianameye karşı Adnan Oktar’ın savunmasının alınması 4 gün sürdü.

Duruşmada Adnan Oktar’a, Gülen hakkında söylediği sözler soruldu.

Adnan Oktar, duruşma salonunda izletilen Fethullah Gülen hakkındaki geçmiş yıllarda yaptığı konuşmalarında“kinaye yaptığını, asıl amacının Fetullah Gülen’i aşağılamak olduğunu, Gülen için ‘kan döken’, yani ‘bela getiren kişi’ anlamına gelen Kahtani tabirini kullandığını, bu yönüyle onun bir nevi deccal olduğuna işaret ettiğini” söyledi.

İzletilen videonun internete yüklenme tarihi ile video üzerindeki tarihin 2013 olduğu benzerliği de dikkat çekti.

Adnan Oktar’ın arkadaşlarının 15 Temmuz’da demokrasi nöbeti tutarken çekilen fotoğraflarından kareler.

Emniyet Müdürlüğü tarafından Mahkemeye sunulan raporda dikkat çekti.

Emniyet Müdürlüğü tarafından hazırlanan raporda, Adnan Oktar ve 235 kişi hakkında FETÖ ile iltisakı olup olmadığının incelendiğini, bu inceleme neticesinde verilen raporda, BankAsya’ya hiç para yatırmadığının, Bylock kullanmadığının, FETÖ üst düzey yöneticileriyle herhangi bir telefon bağlantısının olmadığının, Kriz Merkezi verisinde, Belge/Evrak Dernek verisinde, Şirketler Belge Evrak verisinde, KHK ile İhraç Edilenler verisinde, Şüpheli Şirkete SGK Kaydı verisinde, Şirketleri Soruşturma başlığında kendisiyle ilgili tek bir kayda rastlanmadığını, Emniyetin hazırladığı raporun FETÖ ile herhangi bir bağlantısının, desteğinin olmadığını gösterdiğini anlattı.

Adnan Oktar’ın avukatı müvekkiline, 15 Temmuz ve 17 Aralık darbe girişimleri öncesinde FETÖ’yü yeren beyanlarının olup olmadığını sordu.

Adnan Oktar da FETÖ’yü yeren çok sayıda konuşması olduğunu söyledi.

Adnan Oktar daha önceki savunmalarında da Fethullah Gülen’i 2008’de, 2011’de, 2012’de ve yıllar içinde Zaman gazetesinde PKK’ya destek verdiği, evrimi savunduğu ve Türkiye’yi bölmeye çalıştığı için defalarca eleştirdiğini ifade etmişti.
Ayrıca kitaplarının FETÖ’yle bağlantılı kitapevlerinde satılmasına izin vermediklerini, FETÖ okullarında ve yurtlarında Adnan Oktar’ın yazdığı kitapların yasak olduğunu, kendisinin ve arkadaş grubunun zihniyet olarak FETÖ ile taban tabana zıt olduklarını, FETÖ’cü polisler tarafından defalarca kumpaslara maruz kaldığını, başlarına sürekli bela açan tehlikeli bir yapılanma olduğunu, arkadaşlarının Devletin çeşitli kurumlarına FETÖ ile ilgili çok sayıda şikayetlerde bulunduğunu da anlatmıştı.

Adnan Oktar, her fırsatta FETÖ’nün İngiliz Derin Devleti’nin bir piyonu olduğunu söylüyor.

Adnan Oktar, kendisinin ve arkadaşlarının hayatlarını İslam’a adayan, vatanın ve milletin selameti için yaşayan örnek bir arkadaş topluluğu olduklarını söyledi. FETÖ’nün her yönden, Adnan Oktar ve arkadaşlarıyla zıt olduklarını, FETÖ’nün Kuran ve İttihad-ı İslam karşıtı ve vatanımızı bölmek isteyen İngiliz Derin Devletinin bir piyonu olduğunu ve hatta kendisine kumpas kurduklarını anlattı.

Adnan Oktar ve arkadaş grubuna yönelik 76’sı tutuklu 238 sanık hakkında açılan dava görülmeye devam etti. Mahkeme heyeti, mütalaasını açıklaması için dava dosyasının savcıya gönderilmesine karar verdi. Duruşma 2 Kasım 2020 tarihine kadar ertelendi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.