26 maddede nasıl etkileyici ve güzel bir bakışa sahip olabilirsiniz?

1- Bilindiği gibi insanın bakışları, sahip olduğu kişiliği ve yaşadığı kültürü yansıtır. Yüze gerçek anlamını veren bakışlar, kişinin içinde yaşadığı ruh halini, kültür düzeyini, kişiliğini, karakter yapısını teşhis etmede önemli bir etkendir.

2- Kaliteli bir insanın bakışlarında derin bir tevazu, teslimiyet ve olgunluk göze çarpar. Gözlerinde basit tutkulardan uzak ve olgunluğa ulaşmış bir insanın mutmain olmuş bakışları görülür. Akıllı ve şuurlu olduğu bakışlarından anlaşılır.

3- İşte bu şuura sahip biri gözünün ifadesine doğal olmayan anlamlar verme çabasında olmaması, aksine bakışlarını rahat bırakmış, güven telkin eden bir anlam taşıması ruhunun sakinleşmiş olduğunu gösterir. Bakışları; güzel ahlaklı, bir basitliği içinde yaşamamakta kararlı olduğu belli olan bir insanın bakışlarıdır. Bu bakışlarda heybet ve keskinlik vardır.

4- Bu bakışların aksine, basitlik kültürünün etkisindeki çoğu insan, bu kültürün tüm çirkinliklerini bakışları ile ortaya koyar. Bazı durumlarda kendileri bu kültürü ne kadar saklamak isteseler de bakışları kendilerini ele verir.

5- Örneğin, heyecanlarını, mutluluklarını ve şevklerini ifade eden insanların canlı bakışlarının aksine bu kişilerin gözlerinde kimi zaman matlık ve donukluk hakim olur. Kastedilen, bu insanın kişilik olarak son derece canlı, dışa dönük, insanlarla kolay diyalog kurabilen bir yapısı olsa bile  bakışlarında oluşturduğu özel bir boşluk ve cansızlık vardır.

6- Yaşadığı kirli kültürün etkisiyle oluşan bu bakış şekli, insan ne kadar bakışlarını anlamlı göstermek için çabalasa da, bu kültürü bırakıp samimi biri olmadıkça, heybetli, güzel ve anlamlı gerçek bir bakışa dönüşmez. Bunu kişi ancak sahte olarak elde edebilir.

7- Çünkü yaşadığı kültürün çoğunlukla ufku dar olan anlayışı, kişide dikkat çeken, hayranlık uyandıran gerçek bir güzellik oluşmasını imkansızlaştırır. Aksine insanı itici ve gerek bakışlarıyla gerekse tavırlarıyla rahatsızlık veren biri haline sokar. Bakışlarında tam anlamıyla birebir bağlantı kurulabilecek, karşılıklı konuşulabilecek, durum değerlendirmesi yapılabilecek bir anlam oluşmaz.

8- Bu kirli kültürü yaşayan kimi insanların ise kendi akılsızlıklarını gizlemek için her olayda kendilerince alay edecek bir yön bulmaya çalışmaları, gözlerinde rahatsız eden alaycı bir ifade oluşmasına neden olur. Oysa düşüncesini açık yüreklilikle, dürüstçe söylemek yerine alaya başvurmak, karşısındakini küçümseyerek kendini yüceltmeye çalışmak genel olarak basit insanların kullandıkları ve gerçekte kendilerini küçültücü bir yöntemdir.

9-Bu bakışların arkasında çoğunlukla aslında hiç kimseyle alay edecek hali olmayan, aksine birçok konuyu diğer insanlar gibi derinlemesine kavrama yeteneği bile olmayan zayıf bir kişilik yatmaktadır. Kaliteli bir insan asla bakışlarına alaycı bir ifadeyi yakıştırmaz. Her zaman acizliğinin bilincindedir. Bu nedenle böyle bir ahlak ve tavır bozukluğu içine hiçbir zaman girmez. Aklı ve vicdanı, bakışlarının her zaman doğal ve samimi olmasını sağlar.

10-Samimi bir insanın gözünde akıllı, insancıl, sıcak, samimi ve dostane bir ifade vardır. Bakışlarıyla güvenilir olduğunu, yüksek bir ahlak içinde yaşadığını karşı tarafa yansıtır. Bunun yanında bakışları basitliğe karşı adeta kalkan gibi engelleyici bir görev üstlenir. Basit bir bakışla ona bakan ondan asla beklediği karşılığı alamaz.

11-Yüksek ahlaktaki bir insanın bakışında şuur açıklığı, dikkat ve keskinlik göze çarpar. Etrafındakilere karşı hayranlığı, sevgisi ve ilgisi gözlerine bakıldığında anlaşılacak şekilde açık olur. Ancak çevresine tam olarak bu şekilde bakmayan, aksine çoğunlukla insanları putlaştırıp, dünyanın başıboş olduğunu unutabilen biri bakışlarında da bunun neden olduğu boşluğu ve çoğu zaman tedirginliği yansıtır.

12-Kalbinde sevgi gereği gibi oluşmadığından, insanlara, kadınlara, hayvanlara, çiçeklere karşı duyduğu sevgi de zayıf olur, gözünde gerçek sevgiye dair anlamlar oluşmaz. Aksine bu kişiye ne kadar dostane davranılırsa davranılsın buna ancak içinde yaşadığı basit kültürün sevgi anlayışı kadar bir karşılık verebilir.

13-Çünkü basitlik onu, insanlara olan sevgisini güçlendirecek nedenleri kafasında tam toparlamaktan dahi alıkoyan, gaflete sürükleyen bir kültürdür. Bu kültürün etkisindeki kişi olabildiğince yüzeysel ve dar düşünen bir mantık örgüsüne sahiptir.

14-Basitliğin kirli kültürü, kişinin günlük yaşamda sıkça karşılaştığı olaylar karşısında bakışlarına itici anlamlar ve şekiller vermesinde de etkili olur. Örneğin bu kültürün içinde yaşayan kişiler yine bu kültürün çirkinliklerinden biri olan dedikodu yaparlarken gözlerini kısarak konuşurlar. Benzer şekilde hayret ya da şaşkınlıklarını ifade etmek için gözlerini olabildiğince açar, çirkin bir görünüm sergilerler.

15-Kültür ortaklığı içinde oldukları kişilerle gizlice yaptıkları konuşmalar sırasında ise etrafı kontrol eden, sürekli sağa sola hareket eden bakış şeklini kullanırlar. Bunun dışında bu insanların kendilerini ilgilendirmediğini bildikleri halde merak ettikleri konularda özel olarak kullandıkları kaçamak bakış şekilleri vardır. Bu, sezdirmeden, göz ucuyla ya da başka bir yere bakıyormuş gibi yapıp, merak edilen şeye göz atma şeklindedir.

16-Akıllı bir insan, kendisini dışarıdan seyretmesini bilen ve güzel olmayan tavırlarını, mimiklerini teşhis edip düzelten insandır. Dolayısıyla böyle bir tavrı kendisinde teşhis edip hemen değiştirebilir. Basit insan ise böyle bir değerlendirme ve öz eleştiriyi yapabilecek bir akla sahip değildir. Kendisini dışarıdan bakan birinin gözü ile değerlendiremez. Örneğin az önce bahsettiğimiz bakış şekillerinin anormalliği kendisine tarif edilse bile bunu bir türlü anlayamaz.

17-Çünkü ona göre bu bakış şekillerinde bir sakınca yoktur, hatta bunların son derece insani tepkiler olduğunu bile öne sürebilir. Basitlikle insaniyeti ayırt edemeyecek kadar yüzeysel bir bakış açısına sahiptir. Bir insanın elbette ki çok şaşırdığı bir anda gözleri büyüyebilir, meraklandığı sırada gözünde buna dair bir ifade oluşabilir.

18-Fakat burada kastedilen basit insanların bakışlarındaki tepkilerin doğallıktan çok uzak olması ve bunu özel bir yöntem olarak kullanmalarıdır. Şaşırmadıkları halde şaşırmış gibi yapmaları, gereksiz merak sonucu kaçamak bakışlar kullanmaları, gizlice dedikodu yaparken etrafı bakışlarıyla kollamaları, bir kişiye onun kusurlarını araştıran, inceleyen bakışlarla bakmaları… Bunların hiçbiri insani ve makul bakışlar değildir. Aksine yaşadıkları derin gafletin ve basitliğin sonuçlarıdır. Akıllı, şuurlu, kaliteli birinin gözünde bu tip ifade ve bakışlar oluşmaz.

19-İnsanları rahatsız edici, haset dolu bakışlar da kaliteli bir insana yakışmaz. Kıskançlığa karşı insan tedbir almalıdır. Güzelliklerden hoşlanmalı onları takdir etmeyi bilmelidir. Kıskanç birinin yüz ifadesinden herkes anlar. Bu onu küçük düşürür.

20-Kibirli bir insanın bakışını da küçük bir çocuk bile anlayabilir. Üst perdeden bakmak, kimsenin ulaşamayacağı biri gibi görünmek, herkesin selamını almamak, herkesle muhatap olmamak yine son derece küçük düşürücü tavırlardır. Alçak gönüllü, sevecen bir bakışla, herkesin sevgisini kazanabilirsiniz.

21-Sinirli bir bakış, insanlarla araya mesafeler koyar. Öfkelenip, bağırıp çağırmasanız da, gözlerinizden anlaşılan öfke etrafınıza ve size rahatsızlık verir. Kaşlarınızı çatmak, öfkeli durmak, fazla mimik kullanmak kırışıklarınızı artırır, cildinizi bozar, baş ağrısı, kas ağrısı çekmenize neden olur.

22-Gereksiz konuları kafaya taktığınızda da bu, yüz ifadenizden anlaşılır. Ortamda konuşulan konulara dikkatinizi vermeyişinizden, insanlarla iletişim kuramamanızdan, insanlar bunu kolayca anlayabilir. Sizin gereksiz konularla vakit kaybetmeniz ve moralinizi bozmanız sizi yorar ve sağlığınızı bozar. Bunun yerine aklınızı güzel konularla doldurun ve insanlarla paylaşın.

23-Akılsız boş bir bakışın arkasında, samimiyetsizlik, bilgi eksikliği, güzel ahlaktan yoksunluk yatar. Boş konularla vakit harcamak yerine, size faydası olacak ve kendinizi geliştirebileceğiniz güzel bilgiler öğrenebilirsiniz. İnsanlara güzel davranarak vicdanınızı güçlendirebilirsiniz.

24-Bu insanların kullandığı bir diğer bakış da bu kirli kültürü paylaştıkları insanlarla karşılıklı bakışarak yaptıkları sessiz anlaşmalardır. Ortama ve duruma göre birbirlerine karşı çeşitli manalara gelen bakışlar kullanır ve kaş göz işaretleri yaparlar. Bu bakışmalar ve işaretleşmeler kimi zaman ortamda bulunan bir kişiyle alay etme, kimi zaman da buna benzer alt kültüre ait bir düşünceyi aralarında gizliden gizliye aktarma amacıyla kullanılır.

25-Akıllı bir insan kalbini ve vicdanını her zaman temiz tutar. Bu nedenle insanın basitliğe; basit kültüre ait bakışların oluşmasına neden olan düşüncelere, mantık bozukluklarına karşı duyarlı olması gerekir. Samimi olmaya karar veren bir kişi, içinde yaşadığı bu kültür ve onun kirli tavırlarından kendini uzaklaştırıp, güzel ahlaklı yaşama konusunda ciddi bir kararlılık göstererek ortaya koymalıdır.

26- Kaliteli bir insanın bakışı samimi, sevgi dolu, huzurlu, güvenilir olur. Sevgi dolu, heyecanlı bir bakış size ve insanlara huzur verir.  Bir kadın da, erkek de güzel ve etkileyici bir bakıştan müthiş etkilenir. Siz de bakışınızı değiştirerek, kendinizi geliştirin, ilişkilerinizi güçlendirin. Tutku taklit edilemez, yerli filmlerdeki o üç numaralı bakışı taklit ettiğinizde, çok itici durur. Ama siz gerçekten severek, sevgiyi yaşayarak, vicdanınızı temizlediğinizde bu bakış gözünüze yerleşir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.